DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 13/07/2020 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili, müvekkili ile davalılar arasında ticari kredi ilişkisi bulunduğunu, bu kredi ilişkisinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlattıkları icra takibinin davalıların haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, davacı bankanın alacağının takip tutarından daha düşük olduğunu, takip talebinde birinci alacak kalemi olarak istenen 500.000,00 TL borçlarının bulunmadığını, ayrıca takip tarihi ile dava arasında toplam 102.723,00 TL'lik çek ödemesinin banka hesaplarına geçtiğini,...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2017/3317 Esas KARAR NO : 2020/1307 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 15/02/2017 NUMARASI : 2014/793 2017/162 DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 13/07/2020 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili, müvekkili ile davalılar arasında ticari kredi ilişkisi bulunduğunu, bu kredi ilişkisinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlattıkları icra takibinin davalıların haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, davacı bankanın alacağının takip tutarından daha düşük olduğunu, takip talebinde birinci alacak kalemi olarak istenen 500.000,00 TL borçlarının bulunmadığını, ayrıca takip tarihi ile dava arasında toplam 102.723,00 TL'lik çek ödemesinin banka hesaplarına geçtiğini, temerrüt faizine dair sözleşmede bir hüküm bulunmadığını, alacağın muaccel olmadığını, kefalet sözleşmesinin içeriğinin sonradan doldurulması nedeniyle kefaletin geçersiz olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporlarına göre; DBS kredisi yönünden davacının takipten sonra, davadan önce oluşan bir miktar alacağı var ise de, davacının icra takip tarihine kadar bu krediden dolayı alacağı bulunmadığı, dolayısıyla icra takibini de isteyemeyeceği, ancak sözleşmenin bünyesinde gayri nakdi kefaleti de içerdiğinden, yani fatura karşılığı ödeme yapıldığından, banka yönünden riskin mevcut olduğu, bu sebeple bankanın depo talebinde bulunabileceği, ancak bankanın depo talebinde de bulunmadığı, alacak mevcutmuş gibi %36 akdi faizle birlikte tahsil talebinde bulunduğu, dolayısıyla depo talebinde bulunulmadığından ve dava açılana kadar tazmini halinde tahsili talebinde bulunulmadığından, icra takibinden sonra yapılan ödemelerden dolayı bu takipte ve bu davada alacak talebinde bulunamayacağı, para kredisi ve işlek kredisi yönünden davacının alacaklı olduğu, davacı bankanın %72 oranında temerüt faizi talep etmiş ise de, bankanın ticari akdi kredisine %53,28 oranında, ticari işlek krediye ise %19,60 oranında, DBS kredisinin ise %32 oranında temerrüt faizi uygulandığından %72 oranındaki temerrüt faizi talebinin yerinde olmadığı gerekçeleriyle "1- DAVANIN KISMEN KABULÜ ile davalıların Bursa .... İcra Müdürlüğnüün ...E. Dosyasına yapmış oldukları itirazlarının 93.519,46 TL asıl alacak icra gideri, vekalet ücreti ile asıl alacağı 8.341,98 TL sine 23/05/2013 takip tarihinden itibaren tahsil gününe kadar işleyecek yıllık %53,28 temerrüt faizi ve 85.177,48 TL sine 20/06/2013 dava tarihinden itibaren tahsil gününe kadar yıllık %19,60 temerrüt faizi ile bu faizlerini %5 BSMV il...