Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2009/6672 · K. 2010/5043
Yargıtay

Yargıtay Kararı K. No. 2010/5043

E. 2009/6672K. 2010/504326 Nisan 2010
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine senede dayalı takip başlattığını, takibe konu senette müvekkilinin keşideci ya da kefil sıfatı bulunmadığını, keşideci A...- T...Ltd.Şti.nin borcu nedeni ile bir imza bulunduğunu, müvekkilinin şahsen keşideci ya da kefil sıfatı ile imzasının bulunmadığını belirterek senet nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının aynı zamanda şirket yetkilisi olduğunu bildirerek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece toplanan delillere göre, dava konusu senedin keşidecisinin A...- T...Ltd.Şti., kefilinin ise davacı olduğu, senedin ön...

Karar Metni

19. Hukuk Dairesi 2009/6672 E., 2010/5043 K.

19. Hukuk Dairesi 2009/6672 E., 2010/5043 K.

SALAHİYET OLMAKSIZIN İMZA

6762 S. TÜRK TİCARET KANUNU [ Madde 550 ]

"İçtihat Metni"

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine senede dayalı takip başlattığını, takibe konu senette müvekkilinin keşideci ya da kefil sıfatı bulunmadığını, keşideci A...- T...Ltd.Şti.nin borcu nedeni ile bir imza bulunduğunu, müvekkilinin şahsen keşideci ya da kefil sıfatı ile imzasının bulunmadığını belirterek senet nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının aynı zamanda şirket yetkilisi olduğunu bildirerek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece toplanan delillere göre, dava konusu senedin keşidecisinin A...- T...Ltd.Şti., kefilinin ise davacı olduğu, senedin ön yüzünde borçlu şirket kaşesi üzerinde tek bir imzanın bulunduğu, bu imzanın aynı zamanda şirket yetkilisi olan kefile ait olduğu, her iki sıfatı da kapsayan tek imzanın davacının borçtan sorumlu olması için yeterli bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.

Dava, takibe konu senet nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Ticaret Sicil Memurluğu'nun 24.12.2008 tarihli yazısına göre, davacının 12.06.1997 tarihinden itibaren davaya konu senette keşideci olarak gözüken A...- T...Ltd.Şti.ni temsile yetkili kılındığı anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece senedin tanzim tarihi itibariyle keşideci şirket yetkilisinin yetkisinin devam edip etmediği araştırılarak, devam etmiyorsa TTK.nun 590.maddesi uyarınca davacının şahsen sorumlu olacağı, yetkisi devam ediyorsa senet üzerindeki tek imzanın keşideci şirketi sorumlu kılacağı bir başka anlatımla davacının sorumluluğunun bulunmayacağı gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 26.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Benzer Kararlar

Yargıtay

E. 2010/1655 · K. 2010/5088

25 Mart 2010

Yargıtay

E. 2010/4771 · K. 2010/5965

28 Haziran 2010

Yargıtay

E. 2010/416 · K. 2010/4300

6 Mayıs 2010

Yargıtay

E. 2010/2475 · K. 2010/6431

6 Temmuz 2010

Yargıtay

E. 2009/5122 · K. 2010/2130

1 Mart 2010

Yargıtay

E. 2009/21237 · K. 2010/2515

9 Şubat 2010