Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2008/13618 · K. 2008/17551
Yargıtay

Yargıtay Kararı K. No. 2008/17551

E. 2008/13618K. 2008/1755116 Ekim 2008
yetkisiz temsil
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Mahalli mahkemece verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular vekili tarafından istenmesi üzerine, bu işle ilgili dosya mahallinden Daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü: 1) İşin niteliği bakımından temyiz tetkikatının duruşmalı olarak yapılmasına HUMK'nın 438. ve İİK'nın 366. maddeleri hükümleri müsait bulunmadığından, bu yoldaki isteğin reddi oybirliğiyle kararlaştırıldıktan sonra işin esası incelendi; 2- Takip dayanağı 15.03.2007 vade tarihli ve 166.300 YTL bedelli senedin B... Dış Ticaret A.Ş. temsilcisi olarak Bedri tarafından imzalandığı ve aynı kişinin senet üzerinde aval veren sıfatıyla da imzasının bulunduğu anlaşılmaktadır. 15.06.2006 tarihli şirket genel kurulunda şirketi münferit imza ile temsil etmeye Talip ve Nurcihan'ın 3 yıl süre ile seçildikleri anlaşılmaktadır. Bu durumda, takip dayanağı 11.06.2006 tanzim tarihli şirket...

Karar Metni

12. Hukuk Dairesi 2008/13618 E., 2008/17551 K.

12. Hukuk Dairesi 2008/13618 E., 2008/17551 K.

AVAL VERME

BONODA SORUMLULUK

YETKİSİZ TEMSİL

6762 S. TÜRK TİCARET KANUNU [ Madde 590 ]

6762 S. TÜRK TİCARET KANUNU [ Madde 613 ]

6762 S. TÜRK TİCARET KANUNU [ Madde 688 ]

6762 S. TÜRK TİCARET KANUNU [ Madde 690 ]

"İçtihat Metni"

Mahalli mahkemece verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular vekili tarafından istenmesi üzerine, bu işle ilgili dosya mahallinden Daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:

1) İşin niteliği bakımından temyiz tetkikatının duruşmalı olarak yapılmasına HUMK'nın 438. ve İİK'nın 366. maddeleri hükümleri müsait bulunmadığından, bu yoldaki isteğin reddi oybirliğiyle kararlaştırıldıktan sonra işin esası incelendi;

2- Takip dayanağı 15.03.2007 vade tarihli ve 166.300 YTL bedelli senedin B... Dış Ticaret A.Ş. temsilcisi olarak Bedri tarafından imzalandığı ve aynı kişinin senet üzerinde aval veren sıfatıyla da imzasının bulunduğu anlaşılmaktadır.

15.06.2006 tarihli şirket genel kurulunda şirketi münferit imza ile temsil etmeye Talip ve Nurcihan'ın 3 yıl süre ile seçildikleri anlaşılmaktadır. Bu durumda, takip dayanağı 11.06.2006 tanzim tarihli şirket temsilcisi olarak imzalayan Bedri'nin yetkisi olmadan B... Dış Ticaret A.Ş. adına düzenlemiş olduğu bu senet şirketi bağlamaz.

TTK'nın 688/7. maddesi gereğince, bonoda tıpkı poliçede olduğu gibi tanzim edenin imzasının, metni örter şekilde yani metnin altına atılmış olması zorunludur. Bonoda birden fazla imza atılmış ise, bu senedin geçerliliğine etki yapmaz ise de, bonoda sorumluluğun tek bir imza ile doğduğu (Dairemizin süregelen içtihatlarında benimsendiği üzere) birden fazla atılan imzaların sahipleri durumuna göre asıl borçlu veya aval veren olarak nitelemek mümkündür.

Sadece imzadan ibaret aval mümkündür. Muhatap veya keşidecinin imzaları dışında bononun (poliçenin) ön yüzüne konan her imza aval beyanı sayılır. Bu nedenledir ki, yalnız imzadan ibaret olan aval sadece bononun ön yüzünde mümkündür. Atılma maksadı ne olursa olsun, bononun ön yüzündeki imza muhataba (poliçede) veya keşideciye ait değilse, bu imza sahibini avalist durumuna getirir. İmza sahibi herhangi bir taahhüt altına girmeyi düşünmediğini ileri süremez. Zira, 613. maddenin 3. fıkrası; "aksinin ispatı caiz olmayan bir karinedir." (Prof. Dr. Fırat Öztan, Kıymetli Evrak Hukuku, sh. 805).

Yukarıda da açıklandığı üzere, bonoda sorumluluğun doğması için keşidecinin atacağı tek imza yeterli olup, bononun ön yüzündeki ikinci imzanın atılması zorunlu olmadığından aval olarak değerlendirilir.

Somut olayda Bedri şirket temsilcisi olmadığı halde şirket adına imza attığından dolayı aval veren sıfatıyla sorumluluğu bulunmamakla birlikte, TTK'nın 690. maddesinin göndermesiyle aynı Yasa'nın 590. maddesinde belirtildiği üzere, "temsile selahiyeti olmadığı halde bir şahsın temsilcisi sıfatıyla bir poliçeye imzasını koyan kimse, o poliçeden dolayı bizzat mesul olac...

Atıf Yapılan Mevzuat

full_scan_v1Kanun

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 366

(Değişik: 2/3/2005-5311/27 md.)

Benzer Kararlar

Yargıtay

E. 2008/10960 · K. 2008/13565

26 Haziran 2008

Yargıtay

E. 2007/3124 · K. 2008/4960

14 Nisan 2008

Yargıtay

E. 2008/4272 · K. 2008/5875

29 Mayıs 2008

Yargıtay

E. 2007/2954 · K. 2008/4465

7 Nisan 2008

Yargıtay

E. 2007/11897 · K. 2008/1114

12 Şubat 2008

Yargıtay

E. 2008/397 · K. 2008/2897

24 Mart 2008