Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara karara karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Dava, davacı yüklenici tarafından davalı iş sahibine yapılan çok sayıda su deposu işlerine ilişkin olarak bakiye iş bedelinin tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali talebine, karşı dava ise ayıplı ifa nedeniyle bedel iadesi, mahrum kalınan kar, boşuna yapılan ve yapılacak masraflara ilişkin şimdilik 10.000,00 TL'nin davacı-karşı davalı yükleniciden tahsili talebine ilişkin olup, davalı-karşı davacı vekilince sunulan 11/06/2020 tarihli dilekçeyle, karşı davanın haklılığının bilirkişi raporu ile subuta erdiği, davacı-karşı davalı ile yapılan sözleşme hacminin büyüklüğünün ortada olduğu, davacı şirketin ekonomik zorluklar yaşadığı, dava sonunda...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/1909 KARAR NO : 2020/1501 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 13/10/2020 NUMARASI : 2019/254 Esas, Derdest, DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 15/12/2020 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara karara karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Dava, davacı yüklenici tarafından davalı iş sahibine yapılan çok sayıda su deposu işlerine ilişkin olarak bakiye iş bedelinin tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali talebine, karşı dava ise ayıplı ifa nedeniyle bedel iadesi, mahrum kalınan kar, boşuna yapılan ve yapılacak masraflara ilişkin şimdilik 10.000,00 TL'nin davacı-karşı davalı yükleniciden tahsili talebine ilişkin olup, davalı-karşı davacı vekilince sunulan 11/06/2020 tarihli dilekçeyle, karşı davanın haklılığının bilirkişi raporu ile subuta erdiği, davacı-karşı davalı ile yapılan sözleşme hacminin büyüklüğünün ortada olduğu, davacı şirketin ekonomik zorluklar yaşadığı, dava sonunda alacaklarının tahsilinin tehlikeye girdiği belirtilerek, İİK 257.mad gereği öncelikle teminatsız olarak davacı-karşı davalının menkul, gayrimenkul ve üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece, 13/10/2020 tarihli gerekçeli ara kararla, davalı-karşı davacı tarafın talepleri, iddia ve savunmalar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmiş olup, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için vadesi gelmiş muaccel bir alacağın yaklaşık olarak ispat edilmesi gerektiği, bunun tespitinin ancak yargılama sonunda olabileceği, dosya kapsamının yaklaşık ispat sağlamaya elverişli olmadığı anlaşılmış olup, ihtiyati haciz şartları oluşmadığından, davalı-karşı davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin yargılamayı gerektirmesi ve ihtiyati haciz şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.Davalı-karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde, iddialarını destekler nitelikte paslanmış ürünlere ait fotoğraf/ resimler ve sözleşme ile kararlaştırılmış olan malzeme kaliteleri ile kullanılan malzeme kaliteleri arasındaki farların açık bir şeklide izah edildiğini, ihtiyati haczin reddi kararının delil durumuna uygun olmadığını, sundukları delillerden imla edilen ürünlerin açık bir şekilde ayıplı olduklarının görüldüğünü, dosyada mevcut bilirkişi raporlarında da alacaklarının sübut bulduğunu belirterek, kararın kaldırılarak, ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.İhtiyati haczi düzenleyen İ.İ.K.'nın 257. maddesi uyarınca, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmemiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya 3. şahısta olan menkuller ve gayri menkul mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği, borçlunun muayyen ikametgahı yoksa veya borçlu taahhütlerinde...