DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 30/12/2020 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine 400.000 USD'lik bonoya dayalı olarak icra takibi başlattığını, davacıya ait şirket genel kurulunda basit vekaleten temsil amacıyla şirkete gönderilmiş imzalı boş kağıdın da arasında bulunduğu şirket karar defterleri, ay defterleri ve genel kurul evraklarının 25/08/2017 tarihinde şirket yetkililerinden habersiz şekilde ofise çıkartılmadan evine taşıttığı ve 28/08/2017 tarihine kadar uhdesinde tuttuğu, böylelikle açığa imzalı boş kağıdı hukuka aykırı yolla ele geçirdiği ve bu evrakı kıymetli evrak haline...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2020/2066 Esas KARAR NO : 2020/2323 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2019/139 DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 30/12/2020 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine 400.000 USD'lik bonoya dayalı olarak icra takibi başlattığını, davacıya ait şirket genel kurulunda basit vekaleten temsil amacıyla şirkete gönderilmiş imzalı boş kağıdın da arasında bulunduğu şirket karar defterleri, ay defterleri ve genel kurul evraklarının 25/08/2017 tarihinde şirket yetkililerinden habersiz şekilde ofise çıkartılmadan evine taşıttığı ve 28/08/2017 tarihine kadar uhdesinde tuttuğu, böylelikle açığa imzalı boş kağıdı hukuka aykırı yolla ele geçirdiği ve bu evrakı kıymetli evrak haline getirdiği, müvekkilinin konuyla ilgili şikayette bulunduğunu, davalı ve vekilinin borcun kaynağına ilişkin çelişkili beyanda bulunduklarını, her aşamada bu konuda savunma ve iddialarını değiştirdiklerini, bu durumda ispat külfetinin davalıya geçtiğini belirterek müvekkilinin takip nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, dava tarihinde 400.000 USD'nin karşılığının 2.192.000 TL olduğunu, ancak davacının dava değerini 1.374.720 TL olarak gösterildiğini, davacının talep sonucunu açıkça belirtmesi gerektiğini, takibin durdurulması talebinin kabul edilemeyeceğini, senedin sahteliği iddiasıyla ilgili olarak takipsiz kararı verildiğini, ispat külfetinin davacıda olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir. Davacı vekilinin 19/12/2019 tarihli duruşmada dava dilekçesini tekrar ettiği, ayrıca İstanbul 21.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2019/421 esas sayılı dosyasında kamu davası açıldığı, bu dosyanın bekletici mesele yapılmasını istediği, davaya konu senetler nedeniyle taşınmazların satıldığı ve alacağına karşılık Kadıköy'deki bir taşınmaz ile Antalya'daki bir aracın davalıya satıldığı, bu taşınmazların üçüncü kişilere devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir talep ettiklerini beyan ettiği, mahkemenin aynı duruşmanın 8 nolu ara kararıyla dava konusu olmayan mal varlığı hakkında tedbir kararı verilemeyeceğinden ihtiyati tedbir talebinin reddine dair karar verdiği, bu kararın davacı vekilince istinaf edildiği, dairemizin 03/06/2020 tarih, 2020/545 esas, 874 karar sayılı ilamıyla taşınmazda eldeki davanın konusunu teşkil etmediği, davacının talebinin ihtiyati haciz mahiyetinde bir talep olduğu kabul edilerek ve dosyada ihtiyati haciz talebinin şartlarının bulunup bulunmadığı hususunda inceleme yapılması gerektiği, bu konuda bir inceleme yapılmadığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesi k...