Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : 15.12.2006 vadeli bonoya dayanılarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi başlatılmış olup borçlu, icra mahkemesine başvurusunda ödeme emri tebliğ tarihinde şehir dışında bulunduğunu ve tebligatı 18.02.2008 günü mahalle muhtarından tebellüğ ettiğini bildirerek gecikmiş itirazının kabulünü istemiş ve dilekçesinde itiraz nedenini de bildirmiştir. İİK. 65. maddesine göre gecikmiş itirazdan söz edilebilmesi için tebligatın usulüne uygun olarak yapılmış olması ancak borçlunun kusuru olmaksızın bir mani nedeniyle itiraz edememiş olması gerekir. HUMK. 76. maddesine göre hukuki nitelendirme hakime ait olduğundan borçlunun dilekçesinde gecikmiş itirazdan...
12. Hukuk Dairesi 2008/14818 E. , 2008/18419 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ayvalık İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 17/04/2008 NUMARASI : 2008/19-2008/87
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : 15.12.2006 vadeli bonoya dayanılarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi başlatılmış olup borçlu, icra mahkemesine başvurusunda ödeme emri tebliğ tarihinde şehir dışında bulunduğunu ve tebligatı 18.02.2008 günü mahalle muhtarından tebellüğ ettiğini bildirerek gecikmiş itirazının kabulünü istemiş ve dilekçesinde itiraz nedenini de bildirmiştir. İİK. 65. maddesine göre gecikmiş itirazdan söz edilebilmesi için tebligatın usulüne uygun olarak yapılmış olması ancak borçlunun kusuru olmaksızın bir mani nedeniyle itiraz edememiş olması gerekir. HUMK. 76. maddesine göre hukuki nitelendirme hakime ait olduğundan borçlunun dilekçesinde gecikmiş itirazdan söz etmiş olmasının bağlayıcılığı yoktur. Somut olayda örnek 10 nolu ödeme emri “Adres kapalı muhatabın nereye gittiğini bilmediğini söyleyen komşusu A.Y.beyanından anlaşıldı” şerhi ile yapılmıştır. Tebligat Kanunu 21. maddeye göre muhatap veya adına tebligatı kabule kanunen yetkili kimseler adreste yok ise tebliğ imkansızlığının söz konusu olduğu bu durumda tebliğ memuru Tebligat Tüzüğü 28. maddesine göre tahkik işlemini yapmalıdır.Zira Tebligat Kanunu 21. maddeye göre kapıya yapıştırma tarihinin tebliğ tarihi kabul edilebilmesi için muhatap sadece tebligatın yapılacağı sırada adreste bulunmamalı ve fakat tevziat saatlerinden sonra o adrese geleceği belirli olmalıdır. (HGK. 13.10.1965 tarih ve 2/793-360; 16.09.1981 tarih ve 7/2371-604) Bu durumda borçluya yapılan tebliğ işlemi “muhatabın tevziat saatinden sonra adrese dönüp dönmeyeceği” anlaşılamadığından usulsüzdür. 7201 Sayılı Kanunun 32. maddesine göre (tebliğ, usulüne aykırı yapılmış olsa bile muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih tebliğ tarihi addolunur.) düzenlemesi yer almaktadır. Mahkemece borçlunun tebligatı öğrendiğini bildirdiği 18.02.2008 tarihi tebliğ tarihi olarak düzeltilerek buna göre takip şekline göre süresinde icra mahkemesine yapılmış olan itirazın esası incelenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin reddi isabetsizdir. SONUÇ : Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 24.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.