İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı (Muris) ... tarafından açılan davada, davalının hile ile desise ile boş bir kağıt imzalatmak suretiyle kendisini 325.000,00 YTL borçlandırarak aleyhine takip başlattığını, kendisinin 85 yaşında yaşlı ve kimsesiz olduğunu, davalıya herhangi bir borcu bulunmadığını, kendisine imzalatılan kağıdın bonoya dönüştürüldüğünü, davalıdan para almadığını, alışverişi de bulunmadığını, zaten davalının bu parayı verecek durumunun da olmadığını belirterek davalıya borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı, borçlunun 12 yıldan beri komşusu olduğunu, iyi komşuluk ilişkileri nedeniyle işyerinde muhafazası zor ve riskli olan...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2019/1384 Esas KARAR NO : 2020/1738 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 17/10/2018 NUMARASI : 2014/1665 2018/990 DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit KARAR TARİHİ: 19/10/2020 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı (Muris) ... tarafından açılan davada, davalının hile ile desise ile boş bir kağıt imzalatmak suretiyle kendisini 325.000,00 YTL borçlandırarak aleyhine takip başlattığını, kendisinin 85 yaşında yaşlı ve kimsesiz olduğunu, davalıya herhangi bir borcu bulunmadığını, kendisine imzalatılan kağıdın bonoya dönüştürüldüğünü, davalıdan para almadığını, alışverişi de bulunmadığını, zaten davalının bu parayı verecek durumunun da olmadığını belirterek davalıya borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı, borçlunun 12 yıldan beri komşusu olduğunu, iyi komşuluk ilişkileri nedeniyle işyerinde muhafazası zor ve riskli olan 325.000 YTL parayı yapacağı kısa bir seyahat nedeniyle evinde muhafazası için davacıya verdiğini, seyahat dönüşünde davacının paranın çalındığını bildirdiğini, bunun üzerine takibe konu senedin düzenlendiğini, davacının bu durumu ikrar eden imzalı belgesi de olduğunu, senedin bizzat kendisinin huzurunda imzalandığını bildirerek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan delillere ve kesinleşen İstanbul Anadolu 3.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2009/89 esas sayılı dosya kapsamına göre; takibe dayanak bononun davalı tarafından davacının komşuluğuna dayalı güveninin kötüye kullanılma ve yaşlılığından yararlanılmak suretiyle davacıya boş kağıdın imzalatılmasından sonra davalı tarafından bono haline dönüştürüldüğü, bonon üzerindeki imzanın davacının eli ürünü olduğu, ancak bononun sahte olarak tanzim edildiği, gerçekte davacının davalıya borcunun bulunmadığı, davalının borç verme nedeni olarak bildirdiği maddi vakıanın hayatın olağan akışına uygun bulunmadığı gibi takibe ve davaya konu bononun davalı tarafından sahte olarak oluşturulduğu, ceza mahkemesinde davalının açığa atılan imzanın kötüye kullanılması suçundan mahkumiyetine karar verildiği ve kararın kesinleştiği gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiş, kararı davalı istinaf etmiştir. Davalı, istinaf sebebi olarak; Yargıtay 12.Hukuk Dairesi'nin 2008/10688 esas sayılı lehine olan kararının ve bu dosyadaki lehine düzenlenen bilirkişi raporunun bu kez aleyhinde kullanıldığını, 27/07/2007 tarihli bilirkişi raporunun lehine olduğunu, bu raporun hem lehine, hem de aleyhine sayılmasının çelişki oluşturduğunu, esasen Kadıköy 1.İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2007/847 sayılı dosyasıyla Yargıtay 12.Hukuk Dairesi kararının bu bilirkişi raporuna dayandığını, şimdiki mahkemenin ise bu raporu aleyhine kullan...