DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat (TTK'nın 1472. Maddesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 18/02/2021 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Dava ve uyuşmazlık, TTK'nın 1472. maddesinden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, "Mahkememizce dosyanın incelenmesinde, davalı tarafın %100 kusurlu olduğu kaza nedeniyle davacı ... şirketinin sigortalısına ödemiş olduğu tazminatın bakiye kalan kısmını davalıdan rucüen tahsilini talep ettiği anlaşılmış olup alınan bilirkişi raporunda davacı iddialarının destekler nitelikte olduğu, davacı talebinde davalı tarafın sigorta şirketince karşılanan miktarları tenzil ederek eldeki davayı açtığı bu bakımdan davacının talep ettiği miktar kadar davalı şirkete rücu hakkının bulunduğu" gerekçesiyle, "Davanın...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2019/1889 KARAR NO: 2021/227 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 09/04/2018 NUMARASI: 2016/300 Esas - 2018/393 Karar DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat (TTK'nın 1472. Maddesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 18/02/2021 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Dava ve uyuşmazlık, TTK'nın 1472. maddesinden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, "Mahkememizce dosyanın incelenmesinde, davalı tarafın %100 kusurlu olduğu kaza nedeniyle davacı ... şirketinin sigortalısına ödemiş olduğu tazminatın bakiye kalan kısmını davalıdan rucüen tahsilini talep ettiği anlaşılmış olup alınan bilirkişi raporunda davacı iddialarının destekler nitelikte olduğu, davacı talebinde davalı tarafın sigorta şirketince karşılanan miktarları tenzil ederek eldeki davayı açtığı bu bakımdan davacının talep ettiği miktar kadar davalı şirkete rücu hakkının bulunduğu" gerekçesiyle, "Davanın kabulü ile 25.500,00 TL'nin 16/04/2013 tarihinden itirabaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, ... yönünden takipsiz bırakılan davanın açılmamış sayılmasına," karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yerel Mahkeme hükmünün tümüyle eksik ve hatalı tespitler içeren bilirkişi raporuna dayalı olarak verildiğini, kaza tespit tutanağında kazanın meydana gelmesinde müteveffa ...'ın, Karayolları Trafik Kanunu'nun 54. maddesinde sayılan "geçme kural ve yasaklarına" ne ölçüde aykırı hareket ettiğinin; kazanın oluşuna, müteveffanın hangi kusurlu eylemiyle sebep olduğunun açık ve net bir kesinlikte belirtilmediğini, bu nedenle bilirkişi raporunda, araç sürücüsü müteveffa ...'a %100 oranında kusur atfeden bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını, dava konusu kazada müteveffa ...'ın ve dava dışı araç sürücüsünün kusurlarının denetime elverişli bir şekilde tespiti yönünden bilirkişi heyetinden rapor alınması taleplerinin Mahkemece reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, zira kaza tespit tutanağında, kazaya karışan aracın yaklaşık 30 metre sürüklendiği göz önünde bulundurulduğunda; kazanın meydana gelmesi ve hasarın boyutunun artmasının, dava dışı ...'a ait sigortalı aracın fren aksamının bakımının yapılmamış veya söz konusu aracın lastiklerinin ekonomik ömrünü tamamlamış olmasından kaynaklanmasının kuvvetle muhtemel olduğunu, dolayısıyla 13/11/2017 tarihli bilirkişi raporunun kusur incelemesi kapsamında yeterli ve denetime elverişli bir rapor olmadığını, tümüyle davacının sunduğu ekspertiz rapora esas alınarak hasar incelemesi yapılması ve dava konusu talepten, aracın transmikserinin sovtaj değeri mahsup edilmeksizin hüküm kurulmasının hukuka aykırı oldu...