Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili, davalı şirket ile davacı ... arasında sitede bulunan bağımsız bölümlerde ısı pay ölçer cihazı, termostatik vana, tortu tutucu ve sirkülasyon pompası frekans kontrol parosu tedariki ve montajlarının yapımı konusunda 03/01/2013 tarihinde sözleşme imzalandığını, davalı şirketin işin bir bölümünü yaptığını, montajı yapılacak malzemenin de bir bölümünü site deposuna getirdiğini, davalıya toplam 85.000,00 TL ödendiğini, davalı şirketin sözleşme gereği yükümlülüklerini yerine getirmediğinden site yönetiminin 09/09/2013 tarihinde sözleşmeyi fesih etmek zorunda kaldığını belirterek fazlaya ilişkin...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2018/2306 KARAR NO : 2020/1599 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 19/07/2018 NUMARASI : 2014/1005 Esas, 2018/915 Karar DAVANIN KONUSU: Alacak KARAR TARİHİ : 24/12/2020 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili, davalı şirket ile davacı ... arasında sitede bulunan bağımsız bölümlerde ısı pay ölçer cihazı, termostatik vana, tortu tutucu ve sirkülasyon pompası frekans kontrol parosu tedariki ve montajlarının yapımı konusunda 03/01/2013 tarihinde sözleşme imzalandığını, davalı şirketin işin bir bölümünü yaptığını, montajı yapılacak malzemenin de bir bölümünü site deposuna getirdiğini, davalıya toplam 85.000,00 TL ödendiğini, davalı şirketin sözleşme gereği yükümlülüklerini yerine getirmediğinden site yönetiminin 09/09/2013 tarihinde sözleşmeyi fesih etmek zorunda kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla takılan ve depoda bekletilen malların geri alınmasına, ödenen 85.000,00 TL'nin faiziyle iadesine, sözleşmede öngörülen cezai şartın hesaplattırılarak ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, site yönetiminin tüzel kişiliği olmaması nedeniyle davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmesini, ayrıca yönetime sözleşmeyi fesih etme yetkisi verilip verilmediğinin de araştırılması gerektiğini, sözleşmeye göre cezai şart miktarı net olarak belirlenebilir olmasına karşın davacı tarafından herhangi bir değer belirtilmeksizin açılan davada bu talebinin reddinin gerektiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşmeden kaynaklı yükümlülüklerin davalı şirket tarafından kararlaştırılan şart ve koşullarda zamanında ve eksiksiz olarak yerine getirildiğini, feshin sözleşmenin 25. maddesine uygun yapılmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; davacı tarafça istinaf yoluna başvurulmuştur. Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan ve ödenen iş bedelinin iadesi talebiyle; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesini değiştiren 6335 sayılı Kanunu'nun yürürlük tarihi olan 01/07/2012 tarihinden sonra 18/12/2013 tarihinde açılmıştır. Sözü edilen değişiklikle asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki, iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp, görev ilişkisi haline getirilmiş; 4. maddesinde ise, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu maddede sayılan dava ve işlerin asliye ticaret mahkemelerince incelenerek karara bağlanacağı hükme bağlanmıştır. 6100 sayılı HMK'nın 2. madd...