Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Dava, eser sözleşmesinden konu işin ayıplı olarak ifa edilmiş olması nedeniyle ödenen bedelin iadesi ve uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece ıslaha göre davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı iş sahibi, imalatın kullanılamayacak derecede ayıplı ifa edildiğini belirterek yapılan iş karşılığı ödenen bedelin iadesi ile uğranılan zararın tahsilini istemiş; davalı yüklenici ise, sonradan ortaya çıkan kusurların imalat hatasından kaynaklanmadığını, kullanım hatası nedeniğle meydana geldiğini ileri sürmüştür.Mahkemece talimat yoluyla alınan...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2018/1287 KARAR NO : 2021/42 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 22/03/2018 NUMARASI : 2014/993 Esas, 2018/216 Karar DAVANIN KONUSU: Tazminat KARAR TARİHİ : 13/01/2021 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Dava, eser sözleşmesinden konu işin ayıplı olarak ifa edilmiş olması nedeniyle ödenen bedelin iadesi ve uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece ıslaha göre davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı iş sahibi, imalatın kullanılamayacak derecede ayıplı ifa edildiğini belirterek yapılan iş karşılığı ödenen bedelin iadesi ile uğranılan zararın tahsilini istemiş; davalı yüklenici ise, sonradan ortaya çıkan kusurların imalat hatasından kaynaklanmadığını, kullanım hatası nedeniğle meydana geldiğini ileri sürmüştür.Mahkemece talimat yoluyla alınan bilirkişi raporuna itibar edilerek, sözleşmeye konu imalattaki gizli ayıbın kabul edilemeyecek nitelikte olduğunu, ayıp ihbarının süresinde yapıldığını, davacının sözleşmeden dönmesinde haklı olduğunu, bu durumda yapılan iş karşılığı davacı tarafça ödenen bedel (363.898,81 TL) ile ayıplı imalatın tesise nakli için ödenen 8.850,00 TL ve söküm -istifleme ve nakliyeye hazır hale getirme bedeli olarak 32.400 TL olmak üzere toplam 405.148,81 TL'yi talebinde davacı tarafın haklı görüldüğü belirtilerek ıslah da dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir.Karara karşı istinaf talebinde bulunan davalı vekili istinaf talep dilekçesinde özetle, ayıbın eserin kabul edilmesini imkansız kılacak derecede ağır olmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda hatalı hesaplamalar yapıldığını, hükümle beraber panellerin iadesine karar verilmediğini, davaya konu sözleşmenin satış sözleşmesi niteliğinde olduğunu, ayıp ihbarının süresinde yapılmadığını, zamanaşımı itirazlarının incelenmediğini belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Taraflar arasında düzenlendiği ihtilafsız olan 13.03.2010 tarihli yazılı sözleşme ile, davalı yüklenici şirket davalı iş sahibi şirketin Yenice-Tarsus/Mersin adresinde bulunan narenciye tesisinin bazı bölümlerinde kullanılmak üzere sandwiç paneller imalatı yapım işini üstlendiği anlaşılmaktadır. Davacı işin kullanılamayacak derecede ayıplı ifa edildiğini belirterek ödenen bedelin iadesini ve uğranılan zararın tahsilini talep etmiş, davalı ise kusurun kullanımdan kaynaklandığını ileri sürmüştür. Mahkemece bilirkişi incelemesi sonucu alınan rapora göre ıslah da dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda işin kullanılamayacak derecede ayıplı olduğu ve...