Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında fason olarak salça ve turşu üretilmesine ilişkin 28/05/2015 tarihli sözleşmenin düzenlendiğini, davalı tarafından üretimi yapılan ürünlerin standartlara uygun olmadığını, bu haliyle ürünlerin müvekkili tarafından kullanılamayacağını, davalının sözleşmeden kaynaklanan edimlerini yerine getirmediğini ve mütemerrit duruma düştüğünü, müvekkilinin sözleşmeden döndüğünü ileri sürerek sözleşme nedeniyle davacıya avans olarak ödenen 106.751,26 TL ile közlenmiş biber cam kavanozlar ve teneke turşular için ödenen 65.029,56 TL'nin, ayrıca 10.000,00 TL manevi...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/2037 KARAR NO: 2021/97 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 17/07/2020 NUMARASI : 2016/1047 Esas, (Derdest) DAVANIN KONUSU: Alacak KARAR TARİHİ : 18/01/2021 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında fason olarak salça ve turşu üretilmesine ilişkin 28/05/2015 tarihli sözleşmenin düzenlendiğini, davalı tarafından üretimi yapılan ürünlerin standartlara uygun olmadığını, bu haliyle ürünlerin müvekkili tarafından kullanılamayacağını, davalının sözleşmeden kaynaklanan edimlerini yerine getirmediğini ve mütemerrit duruma düştüğünü, müvekkilinin sözleşmeden döndüğünü ileri sürerek sözleşme nedeniyle davacıya avans olarak ödenen 106.751,26 TL ile közlenmiş biber cam kavanozlar ve teneke turşular için ödenen 65.029,56 TL'nin, ayrıca 10.000,00 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsili istemi ile açmış olduğu davada, dava konusu ürünlerin son kullanma tarihinin geçtiği ve saklanmasında fayda olmadığı, sağlık açısından ciddi risk teşkil ettiği ve bunlardan dolayı imhası gerektiği, daha önce Gemlik Sulh Hukuk Mahkemesince tespit yapılmış olduğu gerekçesiyle, ürünlerin imhasına müsade edilmesini talep etmiştir.Mahkemece, Gemlik Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2016/433 D.İş sayılı dosyasından tespit yaptırıldığı ve HMK 389. maddesinde belirtilen şartlar göz önüne alındığında istirdat ve tazminat talebi ile açılan işbu dava dosyasında dava konusu ürünlerin imha edilmesi veya edilmemesi yönünde bir karar verilemeyeceği gerekçesiyle talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde, dava konusu ürünlerin son kullanma tarihinin geçtiği ve saklanmasında fayda olmadığı, sağlık açısından ciddi risk teşkil ettiği ve bunlardan dolayı imhası gerektiği, bu nedenle mahkemece talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesinin yerinde olmadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı iş sahibi; davalı ise yüklenicidir. Taraflar arasında fason olarak salça ve turşu üretilmesine ilişkin 28/05/2015 tarihli sözleşme akdedilmiştir. Davacı, davalı tarafından üretimi yapılan ürünlerin standartlara uygun olmadığını, bu haliyle ürünlerin müvekkili tarafından kullanılamayacağını ileri sürerek sözleşme nedeniyle davacıya avans olarak ödenen 106.751,26 TL ile közlenmiş biber, cam kavanozlar ve teneke turşular için ödenen 65.029,56 TL.nin, ayrıca 10.000,00 TL manevi tazminatın tahsili istemi...