DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (TTK'nın 1472. Maddesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 17/02/2020 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Dava ve uyuşmazlık, kasko sigortacısının, sigortalısına ödediği tazminatın, zarar sorumlusu ile sigortalısından (ticari paket sigortacısı) rücuen tazmini istemlidir. Davacı taraf rücu istemiyle davalılar hakkında yürüttüğünü icra takibine vaki itiraz üzerine açtığı itirazın iptali davasında davalılar aleyhine ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir talebinde bulunmuş, İlk Derece Mahkemesince 11.9.2019 tarihli ara kararıyla her iki davalıaleyhine dava değerinin yüzde 15'i oranında teminatla ihtiyati haciz kararı verilmiştir. Bu ara kararına karşı davalılar vekillerince Mahkemesine yapılan itirazlar üzerine 10.10.2019 tarihli duruşmalı...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2019/5116 KARAR NO : 2020/314 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/10/2019 NUMARASI : 2019/531 Esas (Derdest) DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (TTK'nın 1472. Maddesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 17/02/2020 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Dava ve uyuşmazlık, kasko sigortacısının, sigortalısına ödediği tazminatın, zarar sorumlusu ile sigortalısından (ticari paket sigortacısı) rücuen tazmini istemlidir. Davacı taraf rücu istemiyle davalılar hakkında yürüttüğünü icra takibine vaki itiraz üzerine açtığı itirazın iptali davasında davalılar aleyhine ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir talebinde bulunmuş, İlk Derece Mahkemesince 11.9.2019 tarihli ara kararıyla her iki davalıaleyhine dava değerinin yüzde 15'i oranında teminatla ihtiyati haciz kararı verilmiştir. Bu ara kararına karşı davalılar vekillerince Mahkemesine yapılan itirazlar üzerine 10.10.2019 tarihli duruşmalı incelemede davacının teminatı süresinde yatırmadığı ve ihtiyati hacizlerin kendiliğinden kalktığı ifade edilirek itirazlar hakkında karar verilmesine yer olmadığına, ancak yeniden ihtiyati haciz talebinin kabulü ile ihtiyati haciz konulmasına karar verilmiştir. 18.10.2019 tarihli ara kararıyla, davalı Ataköy AVM vekili tarafından ihtiyati haciz kararındaki miktarın depo edildiği belirtilerek ihtiyati hacizlerin davalı Ataköy AVM yönünden kaldırılmasına karar verilmiş, 21.10.2019 talihli dilekçe ile davacı vekili bu ara kararından dönülmesini istemiştir. Davalılar ... A.Ş ve ... Sigorta A.Ş vekillerince 10.10.2019 tarihli ara kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davalılar vekilleri istinaf dilekçelerinde davanın esasına ilişkin beyanda bulunarak, mahkemece yeni bir ihtiyati haciz kararı verdiğini, söz konusu kararın ihtiyati haciz kararına karşı itirazın reddine ilişkin olmadığını ve davacı tarafın yeniden talep etmiş olduğu ihtiyati haciz kararının kabulüne ilişkin olduğundan ve İİK 265/1 maddesi gereğince kararı veren mahkemeye itiraz edilmesi gerektiğini, öncelikle bu karara karşı yasal süresinde 14.10.2019 tarihinde itiraz edildiğini, ancak yerel mahkeme tarafından Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere karar verildiğinden verilen kararın kaldırılması istemli istinaf etme zorunluluğu doğduğunu belirterek, 10.10.2019 tarihli mürafaa duruşmasında verilen ve yasada belirtilen şartları oluşmayan ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını istemişlerdir. HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: İstinaf yoluna başvurulabilecek kararlar HMKnin 341. maddesinde düzenlenmiş olup 1. fıkrası İlk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu talep...