Davacı tarafından davalı aleyhine Konya ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan şirket ortağı olmadığının tespiti davasında 03/05/2019 tarihinde tesis edilen karara karşı tarafların istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde; DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında hiçbir zaman gerçek bir ortaklık ilişkisi kurulmamış olup bu durumun tespit edilmesini, davalı şirketin yüksek kar payı garantisi ve paranın istenildiği zaman iade alınmasının mümkün olduğu vaadine güvenen müvekkilin davalı şirkete para verdiğini, davalıların her ne kadar müvekkile "sözde ortaklık senedi" düzenleyerek teslim etmişse de bunların gerçek ortaklık belgeleri olduğunun kabulü mümkün olmadığnıı, müvekkilin, davalı şirket tarafından açıkça kandırılmış ve dolandırıldığını, Yargıtay...
T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ... KARAR NO :...
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KONYA ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 03/05/2019 NUMARASI : ... Esas ... Karar
İSTİNAF EDEN DAVACI : ... VEKİLLERİ : Av. ... & Av. ... - ... İSTİNAF EDEN DAVALILAR : 1 -... (T.C. Kimlik NO: ...) : 2- ... VEKİLİ : Av. ... - ...
KISITLI : ... (T.C. Kimlik No: ...) VASİ : ... (T.C. Kimlik No: ...) ...
DAVA : Şirket Ortağı Olmadığının Tespiti İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 16/07/2020 YAZIM TARİHİ : 17/07/2020 Davacı tarafından davalı aleyhine Konya ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan şirket ortağı olmadığının tespiti davasında 03/05/2019 tarihinde tesis edilen karara karşı tarafların istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde; DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında hiçbir zaman gerçek bir ortaklık ilişkisi kurulmamış olup bu durumun tespit edilmesini, davalı şirketin yüksek kar payı garantisi ve paranın istenildiği zaman iade alınmasının mümkün olduğu vaadine güvenen müvekkilin davalı şirkete para verdiğini, davalıların her ne kadar müvekkile "sözde ortaklık senedi" düzenleyerek teslim etmişse de bunların gerçek ortaklık belgeleri olduğunun kabulü mümkün olmadığnıı, müvekkilin, davalı şirket tarafından açıkça kandırılmış ve dolandırıldığını, Yargıtay kararlarında açıkça yer verildiği üzere, davalı şirket tarafından hile ve gerçeğe aykırı beyanlarla müvekkilden ve diğer mağdurlardan kanuna aykırı olarak para toplandığını, davalı şirket yönetim kurulu üyesi olan diğer davalıların kanundan ve ana sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kasten ihlal etmiş olup bu nedenle, müvekkilin uğradığı zarardan davalı şirketle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 Euronun ödeme tarihinden itibaren, 05/02/2019 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 27.150 Euro artırarak toplam 28.150 Euronun ödeme tarihinden itibaren işyelecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıdan teminat alınması gerektiğini, davacının iddia ettiği ödeme tarihinin çelişkili bir şekilde açıklandığını, davacının dayanak gösterdiği belgenin davalıyı ilzam etmediğini, davacının iş bu davada bankacılık mevzuatı hükümlerinin uygulanması gerektiği yönündeki beyanlarının yasaya aykırı olduğunu, davacının müvekkili şirkete davacının müvekkilinin bankacılık, SPK, TTK ve BK hükümlerini ihlal ettiğine dair iddialarının doğru olmadığını, davacıdan hile haksız fiiline dayalı para alındığına ilişkin iddianın doğru olmadığını, bir an doğru olduğu kabul edilse bile; davacı tarafça BK'nın 28 ve devamı maddelerinde belirtilen yas...