Taraflar arasında görülen davada verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmakla; resen dikkate alınabilecek hususlar ayrık olmak üzere istinaf talep ve gerekçeleri ile tarafların ilk derece mahkemesinde ileri sürdükleri iddia ve savunmalar esas alınmak sureti ile dosya incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, 22/08/2011 tarihinde, trafik sigortası bulunmayan ... plakalı motosiklette yolcu konumunda bulunan müvekkilinin tek taraflı kazada ağır yaralandığını belirterek şimdilik 200,00 TL maddi tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, davaya konu kazanın davacının kendi kusuru neticesi gerçekleştiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Davacı vekili, tek bir bilirkişiden alınan kusur...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2019/2627 KARAR NO: 2021/2035 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 22/05/2018 NUMARASI: 2016/362 (E) 2018/669 (K) DAVANIN KONUSU: Tazminat KARAR TARİHİ: 28/12/2021 Taraflar arasında görülen davada verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmakla; resen dikkate alınabilecek hususlar ayrık olmak üzere istinaf talep ve gerekçeleri ile tarafların ilk derece mahkemesinde ileri sürdükleri iddia ve savunmalar esas alınmak sureti ile dosya incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, 22/08/2011 tarihinde, trafik sigortası bulunmayan ... plakalı motosiklette yolcu konumunda bulunan müvekkilinin tek taraflı kazada ağır yaralandığını belirterek şimdilik 200,00 TL maddi tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, davaya konu kazanın davacının kendi kusuru neticesi gerçekleştiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Davacı vekili, tek bir bilirkişiden alınan kusur raporuna yönelik itirazları doğrultusunda yeni bir bilirkişi raporu alınmadan karar verilmiş olmasının doğru olmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. ATK'dan alınan 29/03/2017 tarihli raporda, davacının kalıcı maluliyetinin bulunmadığı, iyileşme süresinin 9 aya kadar uzayabileceği kanaatinde bulunulması üzerine, davacı vekili, geçici iş göremezlik zararının hesaplanarak hüküm altına alınması talebinde bulunmuştur. Buna göre, dava, trafik sigortası bulunmayan motosiklette yolcu olarak bulunan davacının eteğinin lastiğe dolanması sonucu dengesini kaybederek düşmesi neticesi uğranılan geçici iş göremezlik zararının tahsili istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince hükme esas tutulan 11/04/2018 tarihli bilirkişi raporunda, araçta yolcu olarak bulunan davacının araca uygun kıyafet giymemesinden kaynaklı kusur durumu tartışılmış ise de; dava dışı araç sürücüsünün, can güvenliğini sağlayacak şekilde yolcu taşıma yükümlülüğünden kaynaklı sürücü kusurunun bulunup bulunmadığı, bir başka ifadeyle, araç sürücüsünün, taşıdığı kişinin eteğinin uçuşarak sürüş güvenliğini tehlikeye düşürüp düşürmeyeceği hususunu öngörmemiş olmasının trafik kusuru teşkil edip etmediği konusunda bir değerlendirme yapılmamıştır. Kusura ilişkin düzenlenen bilirkişi raporu hüküm vermek bakımından yeterli değildir. HMK'nın 281. maddesine göre; taraflar, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler. Aynı yasanın 282. maddesinde hâkimin bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendireceği, aynı Yasanın 281/...