Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; abone olan davacıdan, davalı tarafça düzenlenen elektrik faturalarında, her hangi bir tüketim karşılığı olmayan, kayıp kaçak bedeli gibi bir kısım adlar altında tahakkuk ettirilen ve haksız olarak tahsil edildiğini ileri sürdüğü bedellerden, şimdilik 80.000,00 TL'nin ticari faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir. Yargılama devamında davayı ıslah edip dava değerini 232.219,18 TL'ye çıkarmış, ıslah harcını yatırmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde; elektrik faturalarında yer alan kayıp kaçak ve diğer bedellerin perakende satış tarifesinin bir unsuru olarak faturalarda yer aldığını, bu...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2020/234 KARAR NO: 2020/233 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 13/03/2018 NUMARASI: 2015/245 E - 2018/277 K DAVANIN KONUSU: Alacak KARAR TARİHİ: 24/02/2020 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; abone olan davacıdan, davalı tarafça düzenlenen elektrik faturalarında, her hangi bir tüketim karşılığı olmayan, kayıp kaçak bedeli gibi bir kısım adlar altında tahakkuk ettirilen ve haksız olarak tahsil edildiğini ileri sürdüğü bedellerden, şimdilik 80.000,00 TL'nin ticari faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir. Yargılama devamında davayı ıslah edip dava değerini 232.219,18 TL'ye çıkarmış, ıslah harcını yatırmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde; elektrik faturalarında yer alan kayıp kaçak ve diğer bedellerin perakende satış tarifesinin bir unsuru olarak faturalarda yer aldığını, bu bedellerin belirlenmesi için alınan EPDK kararının tüm tüzel ve gerçek kişileri bağladığını, kanuni zorunluluklar gereği tahsil edilen bedellerin iadesinin istenemeyeceğini beyanla, davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, davanın konusuz kalmış olması nedeniyle dava hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir. Söz konusu kararı katılma yoluyla davacı ve davalı vekili istinaf etmiştir. Katılma yoluyla davacı istinaf dilekçesinde; 6719 sk. hak arama özgürlüğünü engelleyen bir düzenleme olduğunu, mahkemelerin yetkisinin, sadece kurumun düzenleyici işlemlere uygunluğunun denetimi ile sınırlı olacağına dair hükmü iptal edildiğine göre, mahkeme, bu bedellerin denetimini, geniş değerlendirerek yerindelik denetimi de yapması gerektiğini belirterek karar kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı istinaf dilekçesinde; dava konusu bedellerin 6719 sayılı yasanın yürürlüğünden önceki mevzuata göre de alınması gerekli bedeller olduğunu, söz konusu yasanın bu duruma sadece açıklık getirdiğini, davacının dava başında da haklı olmadığını, kararda aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmiş olması ve kendileri lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, bu yönlerden de kaldırılıp lehe takdir edilmesini, ayrıca ıslah tarihinde yasal düzenlemenin yürürlüğe girdiğini, ıslah kısmının reddi gerektiğini ve lehe nisbi tarifeye göre vekalet ücreti takdir edilmesini istemiştir. Dava, aboneden tahsil edilen kayıp kaçak ve diğer bir kısım bedellerinin haksız tahsil edildiği iddiası ile istirdadı talebine ilişkindir. HMK 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; yargılama sırasında 17.06.2016 tarih ve 29745 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak...