DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 30/10/2019 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 2007/44078, 2011/99469 tescil numaralı "..." markalarının 23, 24, 25 ve 35. sınıflarındaki emtiayı kapsayacak şekilde sahibi olduğunu, davalının 2013/55891 tescil numaralı "..." markasının, kendisine ait markalarla iltibas yaratacak derecede benzer olduğunu, "..." markasının "...." markalarının esaslı unsurlarından biri olan "..." kelimesinin çok benzeri olan "..." ibaresini içerdiğini, tek bir harf farkının ayırt edicilik özelliği sağlamadığını, iştigal alanlarının da benzer olması dolayısıyla iltibasın...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2017/2724 Esas KARAR NO : 2019/2298 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMES: İSTANBUL ANADOLU 2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 14/03/2017 NUMARASI : 2015/167 E. - 2017/43 K. DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 30/10/2019 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 2007/44078, 2011/99469 tescil numaralı "..." markalarının 23, 24, 25 ve 35. sınıflarındaki emtiayı kapsayacak şekilde sahibi olduğunu, davalının 2013/55891 tescil numaralı "..." markasının, kendisine ait markalarla iltibas yaratacak derecede benzer olduğunu, "..." markasının "...." markalarının esaslı unsurlarından biri olan "..." kelimesinin çok benzeri olan "..." ibaresini içerdiğini, tek bir harf farkının ayırt edicilik özelliği sağlamadığını, iştigal alanlarının da benzer olması dolayısıyla iltibasın varlık bulduğunu, "..." ibaresinin tek başına tescilli olmasının gerekmediğini, Yargıtay HGK'nın daha önceki tarihli bir kararında "benzerlik iki işaretin içerdiği unsurlardan birinin veya birkaçının ya da hepsinin varlığı nedeniyle ortaya çıkabilir" şeklinde hüküm tesis ettiğini belirterek, davalıya ait 2013/55891 numaralı "..." markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın dava konusu markasını parçalara ayırarak benzerlik kıyaslamasına sokmasının hukuki mesnetten yoksun olduğunu, davacının yakın tarihlerde yapmış olduğu TPE marka başvurularında "..." ibaresinin esaslı unsur olduğu bir tek marka tescilinin dahi olmadığını, davacının davalının marka müracaatına karşı önce TPE markalar dairesi nezdinde, daha sonra da TPE Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu nezdinde, 556 sayılı KHK'nın 8. maddesi uyarınca "markalar arasında karışıklığa sebep olacak derecede benzerlik bulunduğu" iddiası ile itirazda bulunduğunu, ancak TPE Yeniden İnceleme değerlendirme Kurulunun 19.04.2015 tarihli kararında davalı marka ile davacı markası arasında karıştırmaya sebep olacak düzeyde benzerlik bulunmadığından bahisle davacının talebinin reddedildiğini, bu red kararına karşı dava açma hakkı mevcut iken davacı tarafın dava açmadığını, davalının bu süreçte "..." markasına yatırımlar yaptığını ve dolayısıyla davacının kötüniyetli olarak derdest davayı ikame ettiğini, davacının markasının esaslı unsurunun "..." ibaresi değil, "..." olduğunu, dava konusu markaların görsel, işitsel, fonetik olarak birbirinden farklı olduğunu, özellikle bayan müşterilerin alışveriş konusundaki alışkanlıkları da göz önünde alındığında markaların karıştırma ihtimalinin bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İs...