Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 31/07/2016 tarihinde davacı ...'nın içinde yolcu olarak bulunduğu, davalı ... A.Ş'nin maliki davalı ... sürücüsü, davalı ... A.Ş nin ZMMS sigortacısı olduğu aracın yaptığı kaza sonucu davacının yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 5.000-TL maddi 50.000-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya ödenmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece, davanın işlemden kaldırıldığı, 28/03/2019 tarihinden itibaren 3 aylık yasal süre içerisinde yenilenmemiş olması gerekçesiyle açılmamış sayılmasına karar verilmiş, bu karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 8. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F MAHKEMESİ K A R A R I DOSYA NO: 2019/4595 KARAR NO : 2019/4059 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 27/06/2019 NUMARASI : 2017/818 E. - 2019/700 K. DAVANIN KONUSU: Tazminat İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/12/2019 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 31/07/2016 tarihinde davacı ...'nın içinde yolcu olarak bulunduğu, davalı ... A.Ş'nin maliki davalı ... sürücüsü, davalı ... A.Ş nin ZMMS sigortacısı olduğu aracın yaptığı kaza sonucu davacının yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 5.000-TL maddi 50.000-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya ödenmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece, davanın işlemden kaldırıldığı, 28/03/2019 tarihinden itibaren 3 aylık yasal süre içerisinde yenilenmemiş olması gerekçesiyle açılmamış sayılmasına karar verilmiş, bu karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinaf nedenleri; 27/09/2018 tarihli duruşma davetiyesinin kendilerine tebliğ edilmediğini, tebligatın usulsüz olduğunu, bu nedenle verilen açılmamış sayılma kararında isabet bulunmadığı hususuna yöneliktir. Dosya kapsamından, davacı vekilinin tarihsiz dilekçe ile 27/09/2018 günlü duruşmaya mesleki mazereti nedeniyle katılamayacağını bildirdiği, mahkemece 27/09/2018 günlü celsede davacı vekilinin mazeretinin kabulüne karar verilerek, duruşma günü olarak 28/03/2019 tarihinin belirlendiği ve yeni duruşma gününün UYAP sisteminden öğrenilmesine karar verildiği; 28/03/2019 tarihli celsede de davacı tarafın duruşmaya gelmediği ve mazeret bildirmediği görüldüğünden bahisle, HMK.150/1 maddesi gereğince yenileninceye kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği ve 06/05/2019 tarihinde de, "davanın HMK'nun 150.maddesi uyarınca, AÇILMAMIŞ SAYILMASINA" hükmedildiği anlaşılmıştır. 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nun "Tarafların Duruşmaya Gelmemesi, Sonuçları ve Davanın Açılmamış Sayılması "başlığını taşıyan 150.maddesinin 1.fıkrasında "Usulüne uygun şekilde davet edilmiş taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde, dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir" denilmektedir. Ne var ki, Hukuk Genel Kurulunun 17/01/2018 gün 2017/14-1760 esas, 2018/43 karar sayılı içtihadında da belirtildiği üzere, yargı sistemimizde duruşma gününün UYAP'tan öğrenebileceğine yönelik herhangi bir düzenleme bulunmamakta olup, aksine düşününce adli yargılama hakkını ortadan kaldırır niteliktedir. Bu nedenle, 27/09/2018 günlü duruşma oturumunda davacı vekilinin mazeretinin kabulü ile duruşmanın 28/03/2019 tarihine bırakıldığı, ancak davacı...