DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 05/12/2019 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili, müvekkilinin ticari ilişki nedeniyle davalıdan 10.182,00 TL cari hesap bakiyesinden alacağı bulunduğunu, alacağın tahsili için başlattıkları icra takibinin davalının itirazı sonucu durduğunu, ancak bir yıllık sürede itirazın iptali davası açamadıklarını belirterek 10.182,00 TL alacağın davalının temerrüde düşürüldüğü takip tarihi olan 06/06/2011 tarihinden itibaren ticari faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu olmadığını, yapılacak defter incelemesi sonucunda müvekkilinin davacı...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2017/3555 Esas KARAR NO : 2019/2674 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17/11/2016 NUMARASI : 2013/133 2016/854 DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 05/12/2019 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili, müvekkilinin ticari ilişki nedeniyle davalıdan 10.182,00 TL cari hesap bakiyesinden alacağı bulunduğunu, alacağın tahsili için başlattıkları icra takibinin davalının itirazı sonucu durduğunu, ancak bir yıllık sürede itirazın iptali davası açamadıklarını belirterek 10.182,00 TL alacağın davalının temerrüde düşürüldüğü takip tarihi olan 06/06/2011 tarihinden itibaren ticari faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu olmadığını, yapılacak defter incelemesi sonucunda müvekkilinin davacı şirketten alacaklı olduğunun çıkacağını bildirerek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporlarına göre; davacının cari hesap alacağına karşılık davalı tarafından vadeli çek vermek suretiyle ödeme yapıldığı, verilen çek bedellerinin davacı şirket yetkilileri tarafından tahsil edildiği, tahsilatta şirket kaşesi bulunmayıp adı geçenlerin şahsi cirolarının bulunmasının ve tahsilatın doğrudan kendilerine yapılmasının sonucu etkilemeyeceği, davacı şirket yetkilileri ile davalı şirket arasında doğrudan bir ticari ilişkinin kanıtlanamadığı, ödemenin davacı şirket adına kabul edildiği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili istinaf etmiştir. Davacı vekili istinaf sebebi olarak; kararın dayanaksız olduğunu, davalının ödeme savunmasında belirttiği 6 adet çekin müvekkiline ait ticari defterlerde kayıtlı olmadığı gibi, bu çeklerin müvekkili şirkete cari hesap borcuna mahsuben verildiğine dair yazılı bir delilin de dosyaya sunulmadığını, durumun bilirkişi tarafından da tespit edildiğini, davalının ticari defterlerinin kapanış tasdiki olmadığından delil niteliğinin bulunmadığını, ayrıca 20/11/2014 tarihli celsede davalının talebinin kabulü ile, dosyada mübrez fotokopi makbuzlar sebebiyle müvekkil şirket çalışanlarının araştırılması ve isticvab kararı verilmesinin tahkikatın ve savunmanın genişletilmesi kapsamına girdiğini, muvafatlarının olmadığının yazılı olarak mahkemeye bildirildiğini, ayrıca 06/02/2014 tarihli celsede verilen ara kararda delillerin iki hafta içerisinde sunulması, ya da yerlerinin gösterilmesi için kesin süre verildiği, buna rağmen mahkemenin yaklaşık 9 ay sonra yeni delil araştırması yapmasının HMK 140'a aykırı olduğunu, davalı tarafından verildiği iddia edilen 6 adet çekin hamiline olup müvekkili şirketin ciro ve kaşesini taşı...