Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde taraflar vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı ....Tic. Lt.d Şti. arasındaki ticari ilişki nedeniyle müvekkilinin adı geçen şirketten keşidecisi olduğu 30/05/2014 tarihli 65.000-TL bedelli çeki aldığını, çekin vadesinde ödenmemesi üzerine bu çeke dayalı olarak icra takibine girişildiğini, ancak takibin semeresiz kaldığını ve aciz vesikasına bağlandığını, 5941 sayılı Çek Kanununun 2.maddesi uyarınca bankaların çek karnesi verirken o kişinin ekonomik ve sosyal durumunun belirlenmesi için gerekli araştırmayı yapması, gerekli basiret ve...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2018/1582 KARAR NO : 2019/1419 KARAR TARİHİ: 07/11/2019 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 08/05/2018 NUMARASI : 2016/822 -2018/463 E.K DAVANIN KONUSU: Alacak Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde taraflar vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı ....Tic. Lt.d Şti. arasındaki ticari ilişki nedeniyle müvekkilinin adı geçen şirketten keşidecisi olduğu 30/05/2014 tarihli 65.000-TL bedelli çeki aldığını, çekin vadesinde ödenmemesi üzerine bu çeke dayalı olarak icra takibine girişildiğini, ancak takibin semeresiz kaldığını ve aciz vesikasına bağlandığını, 5941 sayılı Çek Kanununun 2.maddesi uyarınca bankaların çek karnesi verirken o kişinin ekonomik ve sosyal durumunun belirlenmesi için gerekli araştırmayı yapması, gerekli basiret ve özeni göstermesi gerektiğini, davaya konu çekin vadesinden yaklaşık 6 ay önce adı geçen keşideci şirketten alındığını, davalı bankanın ise bu şirkete çek karnesi verdiğinde şirketin kuruluş tarihinden henüz 1 yıl bile geçmediğini, dolayısıyla şirketin ne bilançosu ne ara bilançosu olmadığı halde şirkete çek karnesi verildiğini, davalı bankanın hiçbir ekonomik araştırma da yapmadığını, bu nedenle müvekkilinin uğradığı zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, zararın bilirkişi incelemesi sonucu tespit edilmesi üzerine artırılmak üzere, şimdilik 1.000 TLnin ticari faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili 14.02.2017 havale tarihli dilekçesi ile dava değerini 36.946,05 TLye çıkarılarak 36.946,05 TLnin dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.Davalı vekili, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davacının aktif husumet ehliyetinin olmadığı gibi iddia olunan zararın muhatabının müvekkili banka olmadığını, müvekkili bankanın 5941 Sayılı Çek Kanununun 2. maddesinde düzenlenen tüm hususlara riayet ettiğini, çek karnesi verilmesinde gerekli araştırmayı yapıp gerekli basiret ve özeni gösterme yükümlülüğüne uygun davrandığını, davacının tüm çek borçluları hakkında hukuki yolları tüketmeden hukuka aykırı olarak müvekkilinin sorumluluğuna gidemeyeceğini, çek hesabının açıldığı zamanda güvenilir olan ancak sonradan durumu bozulan ve karşılıksız çek keşide eden keşideci nedeniyle hamilin bankadan zararını istemesinin mümkün olmadığını, davacının çek alışverişi yaptığı firma hakkında yeterli araştırmayı yapması gerektiğini, davacının bu yükümlülüğüne uymamasının bedelinin müvekkiline yüklenemeyeceğini belirterek davanın reddine ...