Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 05/12/2013 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat istenmesi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan muhakeme sonunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen 22/11/2019 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından; diğer taraftan duruşmasız incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle tayin olunan 22/02/2022 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz edenler gelmedi. Karşı taraftan davalı ... vekili Av. ... geldi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen tarafın sözlü açıklamaları dinlendi. Açık duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: _ K A R A R _ Dava, Türk Borçlar...
7. Hukuk Dairesi 2021/940 E. , 2022/1271 K.
"İçtihat Metni"7. Hukuk Dairesi MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi ...
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 05/12/2013 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat istenmesi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan muhakeme sonunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen 22/11/2019 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından; diğer taraftan duruşmasız incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle tayin olunan 22/02/2022 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz edenler gelmedi. Karşı taraftan davalı ... vekili Av. ... geldi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen tarafın sözlü açıklamaları dinlendi. Açık duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_ K A R A R _
Dava, Türk Borçlar Kanununun 129uncu maddesine dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili, davalı yüklenici ... ile diğer davalıların murisi arsa sahibi ... arasında 19.10.1999 tarihinde yapılan adi yazılı arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ile 490, 494, 496 ve 473 parsel sayılı taşınmazlar üzerine yapılacak 45 adet dubleks daireden iki adet dairenin müvekkili derneğe verileceğinin kararlaştırdığını, sözleşmeye göre arsa sahiplerine düşen 11 adet daireden 8 ve 10 numaralı dairelerin müvekkiline teslim edildiğini ve yıllardır müvekkili tarafından kullanıldığını, arsa sahibi ...ın 28.03.1996 tarihinde ölmesi üzerine, 17.04.1996 tarihinde davalı yüklenici ile diğer davalılar arasında ilk sözleşmeyi kabul eden ek sözleşme düzenlendiğini belirterek, dava konusu 702 parsel sayılı taşınmazda bulunan ve müvekkiline teslim edilen dairelere tekabül eden 1/6şar arsa payının müvekkili adına tesciline, bu taleplerinin ifasının mümkün olmaması halinde ise dairelerin keşfen tespit edilecek bedellerinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili, 03.10.2019 tarihli dilekçesiyle ikinci kademedeki tazminat talebini 1.186,884 TL olarak ıslah etmiştir. Davalı vekilleri, davanın öncelikle husumet yokluğunda ve kesin hüküm bulunması nedenleriyle usulden reddedilmesi gerektiğini; diğer taraftan sözleşmenin geçersiz olduğunu, davacı tarafından ödenen bir bedel olmadığını, kaçak yapının ekonomik değeri bulunmadığını, sebepsiz zenginleşme koşullarının oluşmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuş ve zamanaşımı itirazında bulunmuştur Mahkemece verilen ilk kararın, davanın tüketici mahkemesinde değil genel mahkemede görülmesi gerektiği gerekçesiyle Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 28.12.2016 tarih, 2016/7933 Esas, 10958 Karar sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davalılar ..., ....