Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen alacak davasının reddine dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik olarak verilen kararın, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; davalının kardeşi olduğunu, davalının miras payından vazgeçmesi karşılığında, iki dükkanından birisini davalıya devrettiğini, davalının yazdığı mektupta mirastan hak almamak için taşınmazın kendisine verildiğini kabul ettiğini, babasının vefatından sonra davalının miras hakkından vazgeçmediğini ve dava konusu dükkanı sattığını ileri sürerek; taşınmazın piyasa rayiç bedeli tespit edilerek şimdilik 80.000 TLnin...
3. Hukuk Dairesi 2021/4173 E. , 2022/1380 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen alacak davasının reddine dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik olarak verilen kararın, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı; davalının kardeşi olduğunu, davalının miras payından vazgeçmesi karşılığında, iki dükkanından birisini davalıya devrettiğini, davalının yazdığı mektupta mirastan hak almamak için taşınmazın kendisine verildiğini kabul ettiğini, babasının vefatından sonra davalının miras hakkından vazgeçmediğini ve dava konusu dükkanı sattığını ileri sürerek; taşınmazın piyasa rayiç bedeli tespit edilerek şimdilik 80.000 TLnin 24/01/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsilini talep etmiştir. Davalı; dava konusu dükkanların çatı işlerini yaptığını ve kendi emeği ile satın aldığını, taraflar arasında inançlı işlem olmadığını, davacının dükkanını devredip ondan sonra miras payını alacakken dükkanı sattığını, davacının dükkanı satarak kendi edimini yerine getirmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesince; davacının iddiasının dayanağının inançlı işlem olduğu, inanç sözleşmesinin ancak yazılı delille kanıtlanabileceği, somut olayda davalının elinden çıktığı hususunda ihtilaf olmayan bir mektup bulunduğu gibi taraflar kardeş olduklarından HMK'nın 203. maddesi uyarınca iddianın tanık delili ile ispatlanabileceği, davalının yaptığı iş nedeni ile her iki dükkanı da kullanması gerektiği anlaşıldığından davalının mektupta bahsedilen dükkanın aslında davacıya ait olan 10 nolu dükkan olduğu savunmasına itibar edildiği, davalı adına tescilli olup sonradan satılan 1 nolu dükkanın bedelinin davacı tarafından ödendiğine dair davacı tanık beyanları dışında herhangi bir delil bulunmadığı, tanık beyanına dayalı olarak ödemelerin davacı tarafından yapıldığına kanaat getirilmediği, davacı tarafından ileri sürülen iddialar ispatlanamadığından dava dilekçesinde dayandığı yemin delilinin davacıya hatırlatıldığı, davalının da bu hususlarda duruşmada yemin ettiği, davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesinin kararına karşı, davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Bölge adliye mahkemesince; taraflar arasındaki uyuşmazlığın inanç sözleşmesinden (inançlı işlemden) kaynaklandığı, davacnın davasını yazılı delille kanıtlamakla yükümlü olduğu, tarafların kardeş olmasının da tanık deliline başvurulabilmesini hukuken olanaklı kılmadığı, davalının yemini sırasındaki beyanlarında; kendi adına tescil edilen ...1 bağımsız bölüm nolu dükkan ile davacı adına tescil edilen ...10 bağımsız bölüm nolu dü...