Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2022/420 · K. 2022/2471
Yargıtay10. Hukuk Dairesi

E. 2022/420 K. 2022/2471

E. 2022/420K. 2022/247123 Şubat 2022
hak düşürücü süreeksik incelemeistinaf yoluzamanaşımı itirazı
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi No : 2021/2313-2021/2869 İlk Derece Mahkemesi : ... 2. İş Mahkemesi No : 2019/226-2021/135 Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesince istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesince verilen kararın temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. I-İSTEM: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı şirkette 21/07/1995-31/08/1995 tarihleri arasında çalışmış ve...

Karar Metni

10. Hukuk Dairesi 2022/420 E. , 2022/2471 K.

"İçtihat Metni"Bölge Adliye Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi No : 2021/2313-2021/2869

İlk Derece Mahkemesi : ... 2. İş Mahkemesi No : 2019/226-2021/135 Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesince istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesince verilen kararın temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. I-İSTEM: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı şirkette 21/07/1995-31/08/1995 tarihleri arasında çalışmış ve sigorta girişinin yapılmış olmasına rağmen davacının çalıştığı dönemlere ilişkin tescil edilmeyen hizmetlerinin tescil ve tespitini talep ve dava etmiştir. II-CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın 5 yıllık zamanaşımı süresi dolduğunu ileri sürerek; davanın reddini talep ve dava etmiştir. Feri Müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazında bulunduklarını ileri sürerek; davanın reddini istemiştir. III-MAHKEME KARARI: Mahkemece açılan davanın hak düşürücü süre geçtiğinden bahisle reddine karar verilmiştir. B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Mahkeme hükmü yerinde görülerek istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ: Davacı vekili, işe giriş bildirgesi ve işyeri bordrolarının bulunması nedeniyle kararın bozulmasını talep etmiştir. V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME: Davacı, 21/07/1995-31/08/1995 tarihleri arasındaki çalışmasının tespitini talep etmiştir. Dosya kapsamı incelendiğinde, 21.07.1995 tarihli işe giriş ve 28.07.1995 varide tarihli işe giriş bildirgesinin Kurumun 19.01.2019 tarihli yazı ekinde göndermiş olduğu belirgindir. Davanın yasal dayanağı olan 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesi hükmüne göre; Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti istenen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerekir. Çalışmanın tespiti istemiyle hak arama yönünden kanun ile getirilen süre, doğrudan doğruya hakkın özünü etkileyen hak düşürücü niteliktedir ve dolması ile hakkın özü bir daha canlanmamak üzere ortadan kalkmaktadır. 506 sayılı Kanunun kabul edilip yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla beş yıl olarak öngörülen süre, 09.07.1987 tarihinde yürürlüğe giren 3395 Sayılı Kanunun 5. maddesiyle on yıla çıkarılmış, daha sonra 07.06.1994 tarihinde yürürlüğe giren 3995 sayılı Kanunun 3. maddesiyle yeniden beş yıl olarak belirlenmiştir. Bu yönde, anılan madde hükmünde yer alan hak düşürücü süre; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işv...

Benzer Kararlar

Yargıtay10. Hukuk Dairesi

E. 2022/4820 · K. 2022/7340

18 Mayıs 2022

Yargıtay10. Hukuk Dairesi

E. 2022/287 · K. 2022/5904

20 Nisan 2022

Yargıtay10. Hukuk Dairesi

E. 2022/3256 · K. 2022/6447

27 Nisan 2022

Yargıtay10. Hukuk Dairesi

E. 2022/195 · K. 2022/6108

21 Nisan 2022

Yargıtay10. Hukuk Dairesi

E. 2022/5610 · K. 2022/8697

8 Haziran 2022

Yargıtay10. Hukuk Dairesi

E. 2022/4017 · K. 2022/8747

8 Haziran 2022