Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 30.01.2018 tarih ve 2016/227 E- 2018/14 K. sayılı kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 12.06.2020 tarih ve 2020/468 E- 2020/458 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı TPMK vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirketin sürekli olarak görsel ve yazılı medyada tanıtım ve reklamları yapılan A-101 mağaza adı/markası ile halk arasında ve sektörde bilinen tanınan saygın bir...
11. Hukuk Dairesi 2020/6990 E. , 2022/1188 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 30.01.2018 tarih ve 2016/227 E- 2018/14 K. sayılı kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 12.06.2020 tarih ve 2020/468 E- 2020/458 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı TPMK vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirketin sürekli olarak görsel ve yazılı medyada tanıtım ve reklamları yapılan A-101 mağaza adı/markası ile halk arasında ve sektörde bilinen tanınan saygın bir perakende satış firması olduğunu, konsept itibari ile müvekkili firmanın potansiyel alıcıları ve tüketicilerinin her düzeyde tüketici olduğunu, müvekkili firmanın 2009 yılında TPMK tarafından yılın en fazla marka tesciline sahip ulusal firması unvanını aldığını, davalı yan markasının hiçbir ayırıcı vasfı, baskın unsuru, orijinal niteliği bulunmadığını ve davalı yanın ilgili sınıflarda marka tescilinde hiçbir üstün hakkı bulunmadığını, davalı markasının müvekkili markası ile aynı ve ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, davalı tarafından tescili talep edilen 2015/40202 başvuru numaralı marka incelendiğinde bu markanın müvekkili şirket markasının esaslı unsurlarının nerede ise tamamını ihtiva edecek şekilde 1001 olarak oluşturulduğunu, bu şekilde tescili talep edilen markanın tescil edilmesi durumunda tüketici nezdinde karıştırılmaya sebep olacağını, davalı yana müvekkilinin tanınmışlığından kaynaklı olarak ekstra bir avantaj sağlanacağını, ayrıca davalı yan markasının müvekkili markası olduğu ya da marka tescillerinin devamı olduğu, seri marka izleniminin yaratılacağını, müvekkilinin markasının esaslı unsurlarının ayırt etmeye yarayacak herhangi bir işaret olmaksızın davalı markası içerisinde yer aldığını, bunun da karıştırma ve ilişkilendirmeye sebep olacağının açık olduğunu, davalı yanın kötü niyetli olduğunu ileri sürerek 2016-M-2931 sayılı YİDK kararının aleyhe hususlarının iptaline, davalı adına 2015/40202 başvuru numarası ile kayıtlı 1001 markasının sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacı şirkete ait marka ile müvekkiline ait markanın görsel, işitsel, anlamsal ve bütün olarak yarattıkları izlenim bakımından benzer olmaması nedeniyle tescil işlemlerinin tamamlandığını, karıştırma tehlikesinden bahsedilebilmesi için markaların benzerliği yanında benzer olduğu iddia olunan markaların kullanılacağı mal/hizmetlerin de benzer olması gerektiğini, davacı tarafın iddi...