Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2020/5207 · K. 2022/1195
Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2020/5207 K. 2022/1195

E. 2020/5207K. 2022/119523 Şubat 2022
icra takibiistirdatmenfi tespittazminatbozma kararıicra inkar tazminatıborçlu olunmadığının tespiti
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Taraflar arasında görülen davada İzmir 9. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 08.10.2019 tarih ve 2019/26 E. - 2019/412 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından duruşmalı, davacı vekilince duruşmasız olarak istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 22.02.2022 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalının müvekkili şirket aleyhine icra takibi yaptığını, takibin kesinleştiğini, borcun tamamı haricen...

Karar Metni

11. Hukuk Dairesi 2020/5207 E. , 2022/1195 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasında görülen davada İzmir 9. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 08.10.2019 tarih ve 2019/26 E. - 2019/412 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından duruşmalı, davacı vekilince duruşmasız olarak istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 22.02.2022 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalının müvekkili şirket aleyhine icra takibi yaptığını, takibin kesinleştiğini, borcun tamamı haricen ödenerek davalı yan vekilinden 14.12.2010 tarihli "makbuz ve ibranamedir" başlıklı belgenin alındığını, borç kalmamasına rağmen davalının davacı aleyhine icra takibine devam ettiğini, iddia ederek, İzmir 12. İcra Müdürlüğü'nün 2010/8972 Esas sayılı takibinin tedbiren ve teminatsız durdurulmasını, takip dosyasının tahsil harçlarının müvekkili tarafından ödenmek üzere müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespiti ile icra takibinin işlemden kaldırılmasını, ödeme tarihi olan 14/12/2010 tarihinden itibaren müvekkili şirketin devam eden icra takibi nedeniyle ödemek zorunda kaldığı veya ilerde kalacağı paranın müvekkil şirkete geri ödenmesine karar verilmesini, haksız yere icra takibine devam eden davalı aleyhine %40 kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, 14/12/2010 tarihli belgenin sahte olduğunu, davacının iddia ettiği gibi bir ödemesi olmadığını savunarak davanın reddi ile müvekkili lehine tazminata hükmolunmasını istemiştir. Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; tarafların14.12.2010 tarihinde 245.177.-TL dosya borcu üzerinden anlaştığı ve ödeme üzerine alacaklı vekili tarafından imzalanan ibraname verildiği, imza incelemesinde bu imzanın alacaklı vekiline ait olduğunun belirlendiği, bu tarihten sonra alacaklının icra takibine devam etmemesi davacı borçludan tahsilat yapmaması gerekirken takibe devam edildiği, 23/02/2011 tarihi itibariyle 16.469,16 TL daha tahsilat yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının menfi tespit talebine ilişkin verilen red kararı kesinleştiğinden bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davacının istirdat talebinin kabulü ile, 23/02/2011 dava tarihi itibariyle fazla ödenen 16.469,16 TL 'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. 1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince...

Benzer Kararlar

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2020/8268 · K. 2022/1505

3 Mart 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2020/8470 · K. 2022/5815

13 Eylül 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2020/5213 · K. 2022/1213

23 Şubat 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2020/5393 · K. 2022/2562

30 Mart 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2020/7811 · K. 2022/1245

24 Şubat 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2020/5219 · K. 2022/1270

24 Şubat 2022