Taraflar arasında karşılıklı görülen menfi tespit ve alacak davalarının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda; asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı/karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; Sanayi ve Ticaret Bakanlığının1000+1000 KOBİ Yatırım Destekleme Programına kapsamında 27/05/2008 tarihinde 600.000TL destek kredisi kullandığını ve geri ödemesini eksiksiz yaptığını, bu krediyi kullananlara sözleşmenin eki olan 1. taahhüt kapsamında 3 kişi istihdam etme zorunluluğu yüklendiğini, bu taahhüdün gereğinin yerine getirilmesine rağmen davalı tarafından verilen kredinin geri istendiğini, gerekçe olarak da 3 kişilik istihdamın adına kredi kullanılan şirket nezdinde...
3. Hukuk Dairesi 2021/6022 E. , 2022/1500 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında karşılıklı görülen menfi tespit ve alacak davalarının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda; asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı/karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı; Sanayi ve Ticaret Bakanlığının1000+1000 KOBİ Yatırım Destekleme Programına kapsamında 27/05/2008 tarihinde 600.000TL destek kredisi kullandığını ve geri ödemesini eksiksiz yaptığını, bu krediyi kullananlara sözleşmenin eki olan 1. taahhüt kapsamında 3 kişi istihdam etme zorunluluğu yüklendiğini, bu taahhüdün gereğinin yerine getirilmesine rağmen davalı tarafından verilen kredinin geri istendiğini, gerekçe olarak da 3 kişilik istihdamın adına kredi kullanılan şirket nezdinde yapılmamasını gösterdiklerini, ancak her iki şirketin organik bağ içerisinde olması nedeniyle istihdam şartının yerine getirildiğini ileri sürerek; davalıya kredi ödemesinden kaynaklı olarak borçlu olunmadığının tespitini talep etmiştir. Davalı; 30/12/2008 tarihli kredi destek taahhüdünün yerine getirilmemesi sebebi ile 30/12/2009 tarihinde ikinci kez taahhüt alındığını ve imza tarihinden itibaren 18 ay içerisinde eksik taahhüdün yerine getirilmesi konusunda anlaştıklarını, 2008 yılı mayıs ayı esas alınarak 2009 yılının her ayı için ortalama çalışan sayısı üzerinden sapma hesaplandığını ve 5079 gün eksik eleman çalıştırıldığını, 2009/12-2011/6 ayları arası SGK hizmet listeleri üzerinden yapılan incelemede ise 4337 gün ilave eleman çalıştırıldığını ancak söz konusu çalıştırmanın eksikliği gidermediğini dolayısıyla açılan davanın reddini istemiş, karşı davada ise; dava dışı bankaya peşin ödenmiş olan faiz kredisi olan 99.036,67 TL tutarındaki destek bedelinin faiziyle birlikte karşı davalıdan tahsilini istemiştir. Davanın açıldığı Ticaret mahkemesince; asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine dair verilen karar, davalı/karşı davacı vekilinin temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesince verilen 25/06/2020 tarihli ve 2017/754 E. - 2020/5182 K. sayılı kararla; davalı/karşı davacının tacir olmadığı, dava konusu işin de mutlak ticari dava olmadığı, bu sebeple davaya bakmakta asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu gerekçesi ile bozulmuş; mahkemece, görevsizlik kararı verilerek dosya Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir. Mahkemece; her ne kadar dosya kapsamındaki bilirkişi raporlarında istihdam şartının yerine getirilmediğine yönelik tespit yapılmış ise de davacının dava dışı şirket ile aynı kişilere ait oluşu ve aynı alanda faaliyet gösteriyor olması, dolasıyla istihdam şartının değerlendirilmesi yapılırken, birlikte şirket olduğu, özellikle desteğin amacının küçük ölçekli şirketler olduğu dikkate alındığında, bağlantılı şirketlerin de birlikte ...