Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin kararın, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı, 127 ada 8 ve 190 ada 5 parsel sayılı taşınmazların kadastro çalışmaları sırasında 3573 sayılı Yasa gereğince yükümlülüklerin yerine getirilip getirilmediği araştırılmadan, zilyetleri adına kaydedildiğini, 3573 sayılı Yasanın 3. maddesi ve aynı yasa gereğince çıkarılan Yönetmeliğin 15. maddesi uyarınca aşılanmak üzere verilen yerlerin ne maksatla olursa olsun niteliğinin değiştirilemeyeceğini, aksi durumda verilen tapu kaydının hükümsüz hale geleceğini ve Hazinece geri alınacağını ileri sürerek, tapu kayıtlarının iptali ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline...
1. Hukuk Dairesi 2021/4211 E. , 2022/1628 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin kararın, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı, 127 ada 8 ve 190 ada 5 parsel sayılı taşınmazların kadastro çalışmaları sırasında 3573 sayılı Yasa gereğince yükümlülüklerin yerine getirilip getirilmediği araştırılmadan, zilyetleri adına kaydedildiğini, 3573 sayılı Yasanın 3. maddesi ve aynı yasa gereğince çıkarılan Yönetmeliğin 15. maddesi uyarınca aşılanmak üzere verilen yerlerin ne maksatla olursa olsun niteliğinin değiştirilemeyeceğini, aksi durumda verilen tapu kaydının hükümsüz hale geleceğini ve Hazinece geri alınacağını ileri sürerek, tapu kayıtlarının iptali ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı, dava konusu yerin köy içinde zeytinlik olamayacak bir yer olduğunu, kazandırıcı zamanaşımıyla zilyetlik koşullarının oluştuğunu, yerin mirasla intikal ettiğini belirterek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin 05/09/2013 tarihli ve 2010/639 E., 2013/509 K. sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazlarda, davalının kazanılmış hakkı korunarak, 3573 sayılı Kanunda; 4086 sayılı Kanunla değişiklik yapılmadan önce verilmiş araziler yönünden uygulanmayacağı ve değişikliğin kazanılmış hakları etkilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ 1. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Hazine vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. 2. Bozma Kararı Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 28.11.2017 tarihli ve 2015/13675 E., 2017/8151 K. sayılı kararıyla; ...davacı Hazine vekilinin 190 ada 5 parsele yönelen ve yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün bu parsel yönünden onanmasına, 127 ada 8 parsel sayılı taşınmaza yönelen temyiz itirazlarına gelince; ... yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmazın kadastro tutanağı ile, tutanak ekindeki belgeler ve bilirkişi raporunda 3573 sayılı Yasa kapsamında olduğu açıklanmıştır. Mahkemece bu husus göz ardı edilmiş, zeytincilik parselasyon haritası getirtilerek kapsamı belirlenmek ve kadastro paftası ile çakıştırmak suretiyle rapor alınmamıştır. Bu şekilde eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulamaz. Sağlıklı sonuca varılabilmesi için, zeytincilik parselasyon haritası getirtilmeli, komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya...