Davacının tazminat talebinin reddine ilişkin hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Davacının 1996 yılında terör örgütü üyesi olarak yargılanıp beraat etmesine rağmen Ankara 11 Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/275 Esas sayılı dosyasında ve yargılamaya konu iddianamede her hangi bir taraf sıfatı bulunmamasına rağmen davacı hakkında "örgüt üyesi" , "terör örgütü üyesi olan" , "terör örgütü üyesi olarak ifadesi alınan" şeklinde ibarelere yer verilmesi nedeniyle kişilik haklarının ihlal edilmesi nedeniyle 20.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden yasal faizi ile talebinde yerel mahkemece, yapılan değerlendirmelerinin davanın sanıklarından olan Mesut Çeki ile ilgili olarak olguları dosyaya yansıtabilmek amacıyla davacının isminin geçtiği, nitelendirmelerin yargısal faaliyet kapsamında kalıp davacının kişilik hakkına saldırı, ihmal, kusur,...
12. Ceza Dairesi 2020/8089 E. , 2022/1416 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat Hüküm : Davanın reddi
Davacının tazminat talebinin reddine ilişkin hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Davacının 1996 yılında terör örgütü üyesi olarak yargılanıp beraat etmesine rağmen Ankara 11 Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/275 Esas sayılı dosyasında ve yargılamaya konu iddianamede her hangi bir taraf sıfatı bulunmamasına rağmen davacı hakkında "örgüt üyesi" , "terör örgütü üyesi olan" , "terör örgütü üyesi olarak ifadesi alınan" şeklinde ibarelere yer verilmesi nedeniyle kişilik haklarının ihlal edilmesi nedeniyle 20.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden yasal faizi ile talebinde yerel mahkemece, yapılan değerlendirmelerinin davanın sanıklarından olan Mesut Çeki ile ilgili olarak olguları dosyaya yansıtabilmek amacıyla davacının isminin geçtiği, nitelendirmelerin yargısal faaliyet kapsamında kalıp davacının kişilik hakkına saldırı, ihmal, kusur, özensizlik gibi bir hukuki durum içermediği, yargısal faaliyetin doğallığı bulunduğu, bu itibarla CMK'nın 141/3. maddesi kapsamında sorumluluğu gerektirir bir eylem bulunmadığı gibi kişilik hakkına saldırı da oluşturmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; mahkemece davacı lehine tazminat isteme şartlarının oluşmadığı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmesinde usule ve kanuna aykırı yön bulunmadığından, davacı vekilinin davanın kabul edilmesi gerektiğine ilişkin tüm temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 28.02.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.