"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul 11. Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hüküm, süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiş, istinaf istemlerinin reddine karar verilmiş, davacı vekili tarafından bu kararın temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı alacaklı vekili, davalı borçlu ... hakkında takip yaptığını, takibin semeresiz kaldığını, borçlunun mal kaçırma amacı ile dava konusu taşınmazını 07.04.2017 tarihinde diğer şirkete sattığını belirterek, davalılar arasındaki tasarrufun iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ..., vekili, dava koşullarının oluşmadığını, müvekkilinin iyiniyetli olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir. Davalı borçlu, cevap dilekçesi sunmamıştır. Mahkemece, dava konusu...
4. Hukuk Dairesi 2021/23882 E. , 2022/3663 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul 11. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hüküm, süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiş, istinaf istemlerinin reddine karar verilmiş, davacı vekili tarafından bu kararın temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı alacaklı vekili, davalı borçlu ... hakkında takip yaptığını, takibin semeresiz kaldığını, borçlunun mal kaçırma amacı ile dava konusu taşınmazını 07.04.2017 tarihinde diğer şirkete sattığını belirterek, davalılar arasındaki tasarrufun iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ..., vekili, dava koşullarının oluşmadığını, müvekkilinin iyiniyetli olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir. Davalı borçlu, cevap dilekçesi sunmamıştır. Mahkemece, dava konusu taşınmazın satış bedeli ile rayiç bedel arasında fark bulunmadığı, alacaklıyı ızrar kastı ile hareket edildiği olgusunun ve bu durumun davalı üçüncü kişi tarafından bilindiği hususunun ispatlanamadığı, devir anında bağımsız bölümün ticari işletme vasfı taşımadığı, içerisinde hiçbir ticari emtianın bulunmadığı, fayans ve elektrik bağlantısının dahi yaptırılmadığı dolayısıyla devir işleminin ticari işletme devri niteliğinde de olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince, borçlu şirket ile taşınmazı devralan davalı şirket ortaklarının birbirleriyle herhangi bir bağlantısının bulunmadığı, istihdam edilen işçilerden dolayı bir bağlantı olduğu hususunun kanıtlanamadığı, gıda işinde faaliyet göstermek üzere yeni kurulan üçüncü kişi konumundaki davalı şirketin salt anılan sektörde faaliyet göstermesinin, davalı borçlu şirketin mal kaçırma kastıyla hareket ederek devir işlemini gerçekleştirdiğini bilebilecek durumda olduğunun kabulüne yeter olmadığı, zira, gıda sektörünün, geniş ve çeşitli dalları olan bir alan olduğu, yine satış bedelinin ödenme şeklinin, çeşitli ticari saiklerle yapılmış olabileceği, giderek, ipotek borcu kapatıldıktan sonra borçlu şirket tarafından satış bedelinin üzerinde kalan kısmın iade edilmiş olmasının, başkaca yan delillerle desteklenmedikçe, tek başına İİK 280. maddesindeki ızrar kastının bilindiği anlamına gelmeyeceği, bu kasıtla işlem yapıldığı hususunun, davalı 3. kişi tarafından bilinebilecek olduğunun kabulü bakımından dosyada başkaca bir delil de bulunmadığı, bu yönden de iptal koşullarının gerçekleşmediğinden bahisle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, anılan karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava İİKnın 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Borçlunun aciz ya da iflasından önce yaptığı iptale tabi tasarrufları, üç grup altında ve İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde düzenlenmiştir. Ancak, bu maddelerde iptal edilebil...