Taraflar arasında görülen davada İstanbul 9. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 01.10.2018 tarih ve 2017/492 E- 2018/392 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi'nce verilen 11.04.2019 tarih ve 2019/578 E- 2019/797 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 01.03.2022 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ..... ile davalı ... vekili Av. .....dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler...
11. Hukuk Dairesi 2020/3139 E. , 2022/1404 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 36.HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 9. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 01.10.2018 tarih ve 2017/492 E- 2018/392 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi'nce verilen 11.04.2019 tarih ve 2019/578 E- 2019/797 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 01.03.2022 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ..... ile davalı ... vekili Av. .....dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili; davalı ...'in iş merkezinin eski yöneticisi olduğunu, çek hesabı açma ve çek keşide etme yetkisi olmamasına rağmen iş merkezi yönetimi adına çek hesabı açıp çek keşide ettiğinin sonradan öğrenildiğini, davalı ...'in elinde Sinanpaşa İş Merkezi Yöneticiliği adıyla keşide edilmiş 30/11/2011 tarihli 110.000,00 TL miktarlı bir çek bulunduğu, bu çekten dolayı müvekkilinin davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili; çekteki imza ve kaşeye bir itiraz olmadığını, çekin yönetici tarafından keşide edildiğini, yöneticinin iş merkezi genel kurul kararı ile çek keşide etme yetkisinin bulunduğunu, buna dair imza sirküleri de olduğunu, müvekkilinin, davacı yönetimin banka hesabına 19/08/2011 tarihinde 48.430,00 TL ve 26.600,00 TL toplam 75.030,00 TL para yatırmış olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili; davayı kabul ettiklerini, ... ile müvekkili arasında şahsi bir ilişki bulunması nedeniyle ...'in yönetim hesabına 75.000,00 TL para yatırdığını ve davaya konu çekin de bu nedenle keşide edildiğini, site yönetiminin müvekkiline borcu olmadığını beyan etmiştir. İlk Derece Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre; davalı ... bakımından davanın 35.000,00 TL'lık miktar bakımından kabulü ile davacının 35.000,00 TL borçlu olmadığının tespitine, davalı ... bakımından ise pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince; kararın gerekçesinde her ne kadar, davalı ...'in çek keşide etme yetkisinin genel kurul kararı ile kendisine verildiği yazılmış ise de bu tespitin hataen yazıldığı, davalı ...'e çek hesabı açma ve çek keşide etme yetkisinin verilmediği sabit olup, davalı ...'in yönetim hesabına gönderdiği 75.000,00 TL'nın, yönetimin harcaması için yada yönetime olan borcu nedeniyle gönderilmediği, ...