Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen tazminat davasının reddine dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davacılar tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik olarak verilen kararın, süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: YARGITAY KARARI Davacılar; davalı yüklenicinin yapımına başlayacağı binadan bir adet dairenin satın alınması hususunda 03/07/2012 tarihli sözleşmeyi imzaladıklarını, sözleşmenin 9. maddesinde inşaat ruhsatının en geç 31/10/2013 tarihinde alınacağının ve ruhsat tarihinden 36 ay sonra da 31/10/2016 tarihinde konutun teslim edileceğinin kararlaştırıldığını, satış bedelini peşin olarak 230.000TL olarak ödediklerini, aradan üç yıl geçtiği halde arsa...
3. Hukuk Dairesi 2021/6545 E. , 2022/1782 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 24. HUKUK DAİRESİ İLK DERECE MAHKEMESİ : ANKARA 14. TÜKETİCİ MAHKEMESİ
Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen tazminat davasının reddine dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davacılar tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik olarak verilen kararın, süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: YARGITAY KARARI Davacılar; davalı yüklenicinin yapımına başlayacağı binadan bir adet dairenin satın alınması hususunda 03/07/2012 tarihli sözleşmeyi imzaladıklarını, sözleşmenin 9. maddesinde inşaat ruhsatının en geç 31/10/2013 tarihinde alınacağının ve ruhsat tarihinden 36 ay sonra da 31/10/2016 tarihinde konutun teslim edileceğinin kararlaştırıldığını, satış bedelini peşin olarak 230.000TL olarak ödediklerini, aradan üç yıl geçtiği halde arsa üzerinde inşaat faaliyetine başlanmadığının 05/11/2015 tarihli delil tespiti ile belirlendiğini, davalının 2017 yılı sonunda da teslimin sağlanamaması halinde dairenin rayiç bedelini iade edeceğini bildirdiği halde ödeme yapmadığını, bundan ayrı ruhsat için de başvuru yapılmadığını öğrendiklerini, sözleşmenin ifası imkansız hale geldiğinden dairenin dava tarihindeki rayiç değeri kadar zarara uğradıklarını ileri sürerek; dairenin dava tarihindeki değerinin tespiti ile şimdilik 230.000TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile 1/2 oranında ödenmesini; rayiç bedelin ödenmesine ilişkin talebin kabul edilmemesi veya rayiç bedelin ödenen bedelden düşük çıkması halinde ödenen 230.000TL'nin ödeme tarihi olan 03/07/2012 tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmişlerdir. Davalı; davacılardan ... ile 120.000TL'nin peşin, 140.000TL'nin ise her ay 10.000TL 'den 14 ay boyunca taksitler halinde ödenmesi ve 01/10/2016 tarihinde teslim edilmesi koşuluyla daire satış sözleşmesi yaptığını, diğer davacı ile aralarında sözleşme bulunmadığını, ödemelerin teslimden önce tamamlanması nedeniyle, davacının talebi üzerine alınan 10.000TL'den 12 adet teminat senedi ve teminat çekinin davacıya teslim edildiğini, dairenin teslim tarihi 01/10/2016 tarihi olduğu halde teminat olarak verilen çekin bankaya ibraz edilmesi, diğer senetlere ilişkin de icra takibine geçilmesi üzerine icra yoluyla daireye ilişkin ödenen bedelin tamamının tahsil edildiğini, davacının kötü niyetli olduğunu savunarak, davanın reddini dilemiştir. İlk derece mahkemesince; davacı tarafından, davalı ile aralarında ayrı bir borç ilişkisi olduğu iddia edilmiş ise de, sunulan çek ve bonoların teminat senedi olması, hukuki ilişkiyi kanıtlayacak sözleşmenin sunulmaması, satış protokolü uyarınca düzenlenen kambiyo senetleriyle, sözleşmede kararlaştırılanların birebir uyu...