Hüküm :TCKnın 89/1, 89/3-b, 22/3, 62/1, 52/2-4, 5275 sayılı Kanun106/3. maddeleri gereğince mahkumiyet Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesi yeniden düzenlenmiş olan Basit Yargılama Usulü başlıklı 251. maddenin 1. fıkrasında yer alan Asliye Ceza Mahkemesince iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı 2 yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir." şeklindeki düzenlemeye göre basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmama takdirinin mahkemeye bırakıldığı, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada basit yargılama usulünün uygulanmamasına karar verildiği anlaşılmakla yapılan incelemede; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun...
12. Ceza Dairesi 2021/7556 E. , 2022/1584 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç :Taksirle yaralama Hüküm :TCKnın 89/1, 89/3-b, 22/3, 62/1, 52/2-4, 5275 sayılı Kanun106/3. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesi yeniden düzenlenmiş olan Basit Yargılama Usulü başlıklı 251. maddenin 1. fıkrasında yer alan Asliye Ceza Mahkemesince iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı 2 yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir." şeklindeki düzenlemeye göre basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmama takdirinin mahkemeye bırakıldığı, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada basit yargılama usulünün uygulanmamasına karar verildiği anlaşılmakla yapılan incelemede; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23/01/2018 tarih, 2017/463 Esas, 2018/20 Karar sayılı ve 23/01/2018 tarih, 2015/962 Esas, 2018/16 Karar sayılı ilamlarında vurgulandığı üzere, sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinin infaz aşamasında değerlendirilmesi gerektiği dikkate alındığında, 5237 sayılı TCK'nın 52/4. maddesi ile birlikte 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesinin uygulanması bozma nedeni yapılmamıştır. Sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulurken, 5237 sayılı TCK'nın 61/2. maddesi gereğince temel cezadan sonra ilk olarak bilinçli taksir nedeniyle artırım yapılması gerekirken, hataya düşülerek 5237 sayılı TCK'nın 89/3-b maddesi gereğince artırım yapıldıktan sonra, bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması, sonuç cezaya etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır. Olay günü tanıklarla birlikte av yapan sanığın, insan boyu yüksekliğinde uçan bıldırcın sürüsüne bir el ateş edip, isabet ettiremeyip, akabinde bir el daha ateş etmesi üzerine, sanık ve tanıkların yanından henüz ayrılmış olan ve sanıkla arasında 10-15 metre mesafe bulunan katılanın aşamalardaki birbiri ile uyumlu beyanlarında da ifade ettiği üzere, ikinci atış sesine refleks olarak sağ tarafından dönmesi ile saçmaların iki gözüne de isabet ettiği ve adli tıp uzmanından alınan raporda da belirtildiği üzere, atışın tek atış olduğunun kabul edildiği, dağılımın alın ve yüz bölgesinin tamamını, göğüs bölgesinin ön kısmını kapladığı dikkate alındığında, atışın 10 metre ve üzeri bir mesafeden yapılarak, katılanın görme yeteneğini kaybederek duyu ve organlarından birinin işlevinin kaybına neden olacak şekilde yaralandığı olayda, sanığın insan boyu yüksekliğinde uçan bıldırcınları avlamak için eylemini icra ederken yanlarından henüz ayrılmış bulunan katılanın da yaralanabileceğini hatta ölebileceğini öngörmesine rağmen meydana gelebilecek sonucu istememesine karşın, yeteneklerine, şansına, kurşununun katılana isabet etmeyeceği ihtimaline güvenmek suretiyle sonucun gerçekleşmeyeceği yönünde yanılg...