Taraflar arasında görülen davada Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 22.09.2020 tarih ve 2019/815 E. - 2020/545 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Asıl davada davacı vekili, taraflar arasında Ege bölgesinde davacının tek satıcı olarak bonfire isimli enerji içeceğini satması hususunda anlaşma imzaladığını, davacının bu anlaşmaya güvenerek işyeri kiraladığını, muhtelif sayıda araç ile davalıdan çeşitli tarihlerde bonfire enerji içeceği satın aldığını, ancak belirli bir süre sonra davalının tek satıcılık sözleşmesine aykırı olarak Ege...
11. Hukuk Dairesi 2020/8365 E. , 2022/1602 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 22.09.2020 tarih ve 2019/815 E. - 2020/545 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Asıl davada davacı vekili, taraflar arasında Ege bölgesinde davacının tek satıcı olarak bonfire isimli enerji içeceğini satması hususunda anlaşma imzaladığını, davacının bu anlaşmaya güvenerek işyeri kiraladığını, muhtelif sayıda araç ile davalıdan çeşitli tarihlerde bonfire enerji içeceği satın aldığını, ancak belirli bir süre sonra davalının tek satıcılık sözleşmesine aykırı olarak Ege bölgesinde başka şirketlere ve şahıslara bonfire isimli enerji içeceği sattığının öğrenildiğini, bunun üzerine sözleşmenin feshedildiğini, uğranılan zararların istenildiğini, davalının ihtara cevap vermediğini iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla sözleşmenin haklı nedenle feshi nedeniyle davacının uğradığı tüm menfi, müspet zararların, kâr mahrumiyetlerinin ve müşteri (portföy) kayıplarının tazmini için şimdilik 10.000,00 TLnin ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 15.11.2010 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizleri ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 28.03.2013 tarihli dilekçesi ile dava değerini 245.312,68 TL olarak ıslah etmiştir. Asıl davada davalı vekili, davacının almayı taahhüt ettiği miktarda ürünü satın almadığını, bu sebeple davacı tarafça sözleşmenin feshinin haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Birleşen davada davacı vekili, davalının taahhüt etmiş olduğu ürünleri almadığını ve bu şekilde zarara uğradıklarını iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak şartıyla şimdilik 10.000,00 TL zararlarının tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiş, 26.11.2013 tarihli dilekçesi ile dava değerini 276.984,66 TL olarak ıslah etmiştir. Birleşen davada davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacı tarafın dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 96 vd. maddeleri gereğince zararlarını talep ettiği, ancak kâr mahrumiyeti dışındaki taleplerini ispatlayamadığı, alınan bilirkişi raporuna göre asıl dava davacısı-birleşen dava davalısının 8.463,47 TL kâr mahrumiyetinin bulunduğu, asıl dava davalısı-birleşen dava davacısının birleşen dosyadaki davasının daha önce reddine karar verilmiş olduğu ve Yargıtay tarafından da temyiz itirazlarının reddedildiği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne,birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı, taraf vekilleri tarafından temyiz kanun yoluna başvurulm...