E. 2022/840 K. 2022/1869
Kısa Önizleme
ÖnizlemeTaraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen kararın, süresi içinde davacılar ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine; davacılar ve davalı vekillerinin temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacılar, murislerinin 2011 yılında davalı bankadan tüketici kredisi kullandığını, murisin 03.10.2013 tarihinde vefat ettiğini, hayat sigortasının yenilenmediğinden bahisle tüketici kredisinin kalan borcunun ödenmesinin banka tarafından kendilerine bildirildiğini, davalı ile murisleri arasında yapılan kredi sözleşmesine göre, bankanın menfaat sahibi olarak murislerinin hayat sigortasını yaptırmaya yetkili olduğunu, kendilerinin, bankayla yapılan sözleşmeye güvenerek ve hayat sigortasının yapıldığını...
Karar Metni
3. Hukuk Dairesi 2022/840 E. , 2022/1869 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (TÜKETİCİ) MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen kararın, süresi içinde davacılar ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine; davacılar ve davalı vekillerinin temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I Davacılar, murislerinin 2011 yılında davalı bankadan tüketici kredisi kullandığını, murisin 03.10.2013 tarihinde vefat ettiğini, hayat sigortasının yenilenmediğinden bahisle tüketici kredisinin kalan borcunun ödenmesinin banka tarafından kendilerine bildirildiğini, davalı ile murisleri arasında yapılan kredi sözleşmesine göre, bankanın menfaat sahibi olarak murislerinin hayat sigortasını yaptırmaya yetkili olduğunu, kendilerinin, bankayla yapılan sözleşmeye güvenerek ve hayat sigortasının yapıldığını düşünerek herhangi bir teşebbüste bulunmadıklarını, davalı bankanın sözleşme gereklerini yerine getirmeyerek miras bırakanın hayat sigortasını yenilemediğini belirterek kredi borcundan dolayı borçlu olmadıklarının tespitine ve taşınmazları üzerine kredi sözleşmesine istinaden konulan ipoteğin kaldırılmasına karar verilmesini istemişlerdir. Davalı banka, sözleşme hükümlerine göre hayat sigortası yaptırma yükümlülüğünün kredili müşteriye ait olduğunu, kendilerinin bildirim yükümlülüğünü sözleşmedeki adrese 2 ay önceden tebligat yapmak suretiyle yerine getirdiklerini savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar davalının temyizi üzerine Yargıtay (kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 23.11.2016 tarih ve 2015/11886 Esas ve 2016/21786 Karar sayılı ilamıyla davalının sair temyiz itirazları reddedilerek sigortanın yenilenip yenilenmediğinin, kredi borçlusu tarafından takibi gerektiğinden, uyuşmazlık konusu olan hayat sigortasının yenilenmemesi nedeniyle tarafların müterafık kusurlu oldukları sonucuna varılıp mahkemece tarafların kusur oranları takdir edilerek, sonucuna göre bir hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur. Bu kez mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulü ile davacıların davalı bankaya olan kredi borcundan 33.610,36 TL yönünden borçlu olmadıklarının tespitine dair verilen karar tarafların hükmü temyiz etmesi üzerine Dairemizin 09.11.2020 tarih ve 2020/7027 Esas ve 2020/6181 Karar sayılı ilamıyla karar gerekçesinde, davacıların 43.437,94 TLden borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesi gerektiği belirtilmesine rağmen hüküm kısmında davacıların bankaya olan borçlarından 33.610,36 TL yönünden borçlu olmadıklarının tespitine denilerek, gerekçe ile hüküm arasında çelişkiye sebebiyet verildiği gerekçesiyle tarafların sair temyiz itirazları incelenmeksizin bozulmuştur. Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davacıların murisi ...'ın Ziraat Bankası ....