Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2020/6576 · K. 2022/1575
Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2020/6576 K. 2022/1575

E. 2020/6576K. 2022/15757 Mart 2022
bilirkişi raporu
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 16.05.2017 tarih ve 2016/24 E. - 2017/105 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nce verilen 03.07.2020 tarih ve 2017/4726 E. - 2020/1197 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirkete ait BİM markasının Paris Sözleşmesi ve 556 sayılı KHK'nin 7/i ve 8/4 maddesi anlamında tanınmış marka olduğunu, davalının 2011/12496 sayı ile tescil...

Karar Metni

11. Hukuk Dairesi 2020/6576 E. , 2022/1575 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 16.05.2017 tarih ve 2016/24 E. - 2017/105 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nce verilen 03.07.2020 tarih ve 2017/4726 E. - 2020/1197 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirkete ait BİM markasının Paris Sözleşmesi ve 556 sayılı KHK'nin 7/i ve 8/4 maddesi anlamında tanınmış marka olduğunu, davalının 2011/12496 sayı ile tescil ettirdiği BİMATİM markasının müvekkilinin markası ile ayırt edilemeyecek derecede benzediğini, aynı tür ve benzer malları kapsadığını, davalının BİMATİM esas unsurlu markası ile müvekkilinin BİM esas unsurlu markalarının ortalama tüketici nezdinde bıraktığı genel intiba görünüm ve özellikle okunuş olarak ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, müvekkili şirketin seri markalarından biri olarak algılanacağını ileri sürerek, davalı şirket adına kayıtlı 16.02.2011 tarih, 2011/12496 sayılı BİMATİM marka tescil belgesinin hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin BİMATİM markası ile davacının BİM markası arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesine göre aynılık, benzerlik ve kapsadıkları mallar bakımından halk tarafından karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, davacının BİM markasının mağazacılık sektöründe, müvekkilinin markasının ise ilaç sektöründe tanındığını, markaların mal ve hizmetlerinde aynı veya benzerliğin bulunmadığını, davaya konu markalar arasında ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafa ait BİM markasının 35. sınıfta 2008 yılı itibariyle tanınmış marka kriterlerini yerine getirdiği ve tanınmış marka olduğu, BİM markasının tanınmışlığı dikkate alındığında BİMATİM markası ile karşılaştırıldığında her iki markanın da BİM ibarelerinin ortak olduğu, tüketici nezdinde markanın ilk baş kelimesi ve kısmı etkili olduğundan, BİM ve BİMATİM markalarının birbirinin seri markaları olarak anlaşılabileceği ve karıştırma ihtimalinin söz konusu olacağı, ancak davalı markasının kapsamında olan farmasötik ürünlerin kullanıcısı doktor ve eczacıların dikkat seviyesinin yüksek olduğu kabul edildiğinde, bu tür ürünlerde karıştırma ihtimali diğer ürünlere göre düşük olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, ...

Benzer Kararlar

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2020/8085 · K. 2022/3573

28 Nisan 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2020/7028 · K. 2022/4004

24 Mayıs 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2020/7627 · K. 2022/2647

31 Mart 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2020/5254 · K. 2022/1677

9 Mart 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2020/5576 · K. 2022/2951

7 Nisan 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2020/5937 · K. 2022/2993

13 Nisan 2022