Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 232/2-b maddesine aykırı olarak gerekçeli karar başlığında müştekinin kimlik bilgilerinin yazılmaması, mahallinde eklenmesi mümkün yazım eksikliği olarak kabul edilmiştir. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; 5271 sayılı CMK'nın 231/11. maddesi gereğince, hapis cezası geri bırakılan sanığın denetim süresi içerisinde yeni suç işlemesi nedeniyle önceki hükmün değiştirilmeden önceki gibi açıklanması gerekli ise de, mahkemenin bozmadan önceki 09.04.2015 tarihli kararının sadece...
6. Ceza Dairesi 2021/22209 E. , 2022/2980 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kamu malına zarar verme HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 232/2-b maddesine aykırı olarak gerekçeli karar başlığında müştekinin kimlik bilgilerinin yazılmaması, mahallinde eklenmesi mümkün yazım eksikliği olarak kabul edilmiştir. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; 5271 sayılı CMK'nın 231/11. maddesi gereğince, hapis cezası geri bırakılan sanığın denetim süresi içerisinde yeni suç işlemesi nedeniyle önceki hükmün değiştirilmeden önceki gibi açıklanması gerekli ise de, mahkemenin bozmadan önceki 09.04.2015 tarihli kararının sadece sanık tarafından temyiz edilmiş olması nedeniyle aleyhe temyiz bulunmadığı ve sanık hakkında daha önce hükmedilen hapis cezasının 5237 sayılı TCKnın 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca adli para cezasına çevrilmesine karar verildiği halde, bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda sanığın kazanılmış hakkı gözetilmeden hakkında verilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUKun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasının Sanığın denetim süresi içinde yeniden suç işlemesi nedeniyle CMK'nın 231/11. maddesi gereğince önceki hüküm aynen açıklanacağından, sonuç cezanın ertelenmesine yer olmadığına, paraya ya da diğer seçenek yaptırımlara çevrilmesine yer olmadığına, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasına yer olmadığına, şeklindeki ve TCKnın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerinin çıkarılarak yerine, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkı korunarak 09.04.2015 tarihli hükümde olduğu gibi hükmedilen 3 ay 10 gün hapis cezasının TCKnın 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca adli para cezasına çevrilerek sanığın neticeten 2.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına; TCKnın 52/4. maddesi uyarınca sanığa verilen adli para cezasının birer ay ara ile 20 eşit taksitle alınmasına; 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 106/3. maddesi uyarınca adli para cezasının ödenmemesi halinde Cumhuriyet Savcısının kararı ile kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verileceği, buna uymaması halinde kalan kısmın tamamının açık ceza infaz kurumunda yerine getirileceğinin ihtarına şeklinde yazılm...