Davacı, kesilen maaşının yeniden bağlanmasına, davalı kuruma borçlu olmadığının tespitiyle aksi yöndeki kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. K A R A R Dava, 12.01.1987 tarihinde ölen eşinden dolayı 5434 sayılı Kanun uyarınca ölüm aylığı bağlanan davacının, 18.09.1998 tarihinde ölen babasından dolayı da 01.07.2007 tarihinde 1479 sayılı Kanun uyarınca bağlanan ölüm aylığını iptal eden Kurum işleminin iptali ile kesilen ölüm aylığının kesildiği tarihten itibaren tekrar bağlanması ve Kurumca yersiz ödeme gerekçesi ile çıkarılan borcun iptali istemine...
21. Hukuk Dairesi 2015/4846 E. , 2016/173 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: Tokat 1. İş Mahkemesi TARİHİ : 30/12/2014 NUMARASI : 2014/306-2014/289
Davacı, kesilen maaşının yeniden bağlanmasına, davalı kuruma borçlu olmadığının tespitiyle aksi yöndeki kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava, 12.01.1987 tarihinde ölen eşinden dolayı 5434 sayılı Kanun uyarınca ölüm aylığı bağlanan davacının, 18.09.1998 tarihinde ölen babasından dolayı da 01.07.2007 tarihinde 1479 sayılı Kanun uyarınca bağlanan ölüm aylığını iptal eden Kurum işleminin iptali ile kesilen ölüm aylığının kesildiği tarihten itibaren tekrar bağlanması ve Kurumca yersiz ödeme gerekçesi ile çıkarılan borcun iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı Kurum vekili süresi içinde yetki itirazında bulunmuştur. Uyuşmazlık, yöntemince yapılan yetki itirazı sonucu, yetkili mahkemenin belirlenmesi noktasında toplanmaktadır. 5521 sayılı Yasa'nın 15. maddesinde bu Kanunda sarahat bulunmayan hallerde Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu hükümlerinin uygulanacağı bildirilmiştir. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 447/2.maddesine göre "Mevzuatta, yürürlükten kaldırılan 18.06.1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa yapılan yollamalar, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılır" hükmü gereğince uyuşmazlığın 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5 ve 15. maddeleri ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun yetkiye ilişkin hükümleri doğrultusunda çözüme kavuşturulması gerekir. Genel yetki kuralı dışında düzenleme öngörülmemiş olması karşısında, 6100 sayılı HMK'da yer verilen özel yetkiye ilişkin düzenlemelerin İş Mahkemelerinin yetkisinin belirlenmesinde dikkate alınması gerekmektedir. HMK'nın 14/1. maddesi uyarınca "Bir şubenin işlemlerinden doğan davalarda, o şubenin bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir." Şube, bir kurum veya kuruluşa bağlı olarak etkinlikte bulunan alt mevkilerdeki iş yerlerinden her biri olarak tanımlanabilir. Şube, hukuken ve mali olarak merkeze bağlı olmakla birlikte merkezin yapmakta olduğu işlemler türünden işlemler yapma yetkisine de haizdir.
Tüzel kişilere karşı açılacak davalarda genel yetkili mahkeme, tüzel kişilerin yerleşim yerinin, yani merkezinin bulunduğu yer mahkemesi olmakla birlikte, şube işlemleri nedeniyle açılacak dava, taraf olarak bağlı bulunulan merkez davalı gösterilerek, şubenin bulunduğu yerde de açılabilir. Gerçekten davalı Kurumun şubesinin bulunması şartıyla ve o şubenin yapmış olduğu işlemlerden kaynaklanan uy...