Dava, ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 08.05.1994 tarihinde evli ve çocuksuz olarak ölen, 506 sayılı Kanun kapsamında sigortalı ... ...’nin anne ve babası olan davacılar; ölüm aylığı almakta olan sigortalının eşinin 21.05.1997 tarihinde evlenmesi nedeniyle ölüm aylığının kesildiğini beyanla, kendilerine ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemişlerdir. Mahkemece, 4958 sayılı Kanunun 35’inci maddesinin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden aybaşı olan 01.09.2003 tarihinden itibaren davacılara...
10. Hukuk Dairesi 2012/20969 E. , 2012/25723 K.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi No : 2010/780-2012/370
Dava, ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 08.05.1994 tarihinde evli ve çocuksuz olarak ölen, 506 sayılı Kanun kapsamında sigortalı ... ...’nin anne ve babası olan davacılar; ölüm aylığı almakta olan sigortalının eşinin 21.05.1997 tarihinde evlenmesi nedeniyle ölüm aylığının kesildiğini beyanla, kendilerine ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemişlerdir. Mahkemece, 4958 sayılı Kanunun 35’inci maddesinin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden aybaşı olan 01.09.2003 tarihinden itibaren davacılara ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir. Öncelikle belirtilmelidir ki; davanın yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanunun 69’uncu maddesi 06.08.2003 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 4958 sayılı Kanun’un 35’inci maddesi ile değiştirilmiş olup, değişiklikten önceki hükmüne göre; ana ve babaya aylık bağlanabilmesi için geçimlerinin ölüm tarihi itibariyle sigortalı çocukları tarafından sağlanması gerekmekteydi. Değişiklikten sonraki hükme göre ise; ana ve baba sosyal güvenlik kuruluşlarında tabi olarak çalışıyor veya buralardan 2022 sayılı Kanun uyarınca bağlanan aylık hariç olmak üzere, her ne ad altında olursa olsun gelir veya aylık alıyorsa, ölüm aylığı bağlanamayacaktır. Sigortalı ... ...’nin anne ve babası olan davacıların sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi çalışmadıklarının, herhangi bir gelir veya aylık da almadıklarının ve sigortalının eşinin 21.05.1997 tarihinde evlendiğinin anlaşılması karşısında; kabule konu 01.09.2003 tarihi itibariyle her iki davacının da ölüm aylığı şartlarını taşıdıkları tartışmasızdır. Davanın yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanunun 3279 sayılı Kanunla değişik 99’uncu maddesinin 1’inci fıkrasında; “Bu kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, iş kazalarıyla meslek hastalıkları ve ölüm sigortalarından hak kazanılan gelir ve aylıklar, hakkı doğuran olay tarihinden itibaren beş yıl içinde istenmezse zamanaşımına uğrar. Bu durumda olanların gelir ve aylıkları, yazılı istek tarihini takibeden aybaşından itibaren başlar.” hükmü yer almaktadır. Söz konusu hüküm ile; belli bir süre (beş yıl) talep edilmeyen iş kazalarıyla meslek hastalıkları ve ölüm sigortası haklarının zamanaşımına uğrayacağı öngörülmüş, ancak yeniden bu haklara kavuşmak isteyen sigortalı için mutlaka Kuruma yazılı olarak başvuru koşulu getirilmiştir. Zamanaşımına uğrayan gelir veya aylık, artık talep tarihini takip eden aybaşından başlayacak olup, burada...