Davacı vekili, davacının üretim ve montaj işçisi olarak davalı işyerinde özürlü kadrosu ile çalıştığını, işyerinde başka birine sataşması nedeniyle iş akdi fesih edilmişse de, darp edilen ve ayrımcılık ve şiddete maruz kalanın müvekkili olduğunu, ayrıca kötü muamele gördüğünü ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine, karara rağmen işveren tarafından süresi içerisinde işe başlatılmaz ise 8 aylık brüt ücret tutarında tazminatın belirlenmesine, davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davacı ile diğer işçi .......26.10.2009 tarihinde mesai saatleri içerisinde işyerinde tartıştıkları, bu tartışmada davacının diğer işçiye küfür ettiğini, davacının küfür ettiğini bizzat ikrar ettiğini,...
22. Hukuk Dairesi 2011/5013 E. , 2012/122 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Kocaeli 1. İş Mahkemesi TARİHİ : 27/04/2010 NUMARASI : 2009/907-2010/286
Davacı vekili, davacının üretim ve montaj işçisi olarak davalı işyerinde özürlü kadrosu ile çalıştığını, işyerinde başka birine sataşması nedeniyle iş akdi fesih edilmişse de, darp edilen ve ayrımcılık ve şiddete maruz kalanın müvekkili olduğunu, ayrıca kötü muamele gördüğünü ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine, karara rağmen işveren tarafından süresi içerisinde işe başlatılmaz ise 8 aylık brüt ücret tutarında tazminatın belirlenmesine, davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davacı ile diğer işçi .......26.10.2009 tarihinde mesai saatleri içerisinde işyerinde tartıştıkları, bu tartışmada davacının diğer işçiye küfür ettiğini, davacının küfür ettiğini bizzat ikrar ettiğini, davacının küfür etmesi ile başlayan tartışmanın bu iki işçinin o gün ve ertesi gün kavga etmeleri ile devam ettiğini, disiplin kurulunun 27.10.2009 tarihinde toplanarak, her iki işçinin de iş akitlerini 25/II. (d) ve (e) bentlerine göre haklı nedenle feshedildiğini bu nedenle açılan davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, davacının davalı işyerinde yaklaşık 11 yıldır çalıştığı, çalışmalarının başarılı olduğu daha önce işyerinde böyle bir olaya karışmadığı, geçimsiz ve kavgacı birisi olmadığı, tüm tanık beyanlarından anlaşıldığından işverenin yaklaşık 11 yıldır çalışan işçisinin ilk defa böyle bir davranışı nedeniyle derhal fesih yoluna giderek en ağır cezayı uygulamak yerine davacının uyarılması, davranışlarında düzelme olmadığı veya yeniden başka bir kavga olayına karıştığı taktirde feshin gerçekleştirilmesinin hakkaniyete uygun düşeceğinden davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı vekili tarafından karar temyiz edilmiştir. 4857 sayılı İş Kanununun 25. maddesinin II. bendinde, ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığında işverenin haklı fesih imkanının olduğu açıklanmıştır. Yine aynı maddenin II. bendinin (d) alt bendinde, işçinin işverene yahut onun ailesi üyelerinden birine yahut işverenin başka işçisine sataşması işverene haklı fesih imkanı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere yasadaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkanı tanımaktadır. Yasaya göre sataşma, sadakat borcuna aykırılığın özel bir hali olarak kabul edilmektedir. Sataşma söz veya fiili tecavüz anlamına gelen bir harekettir. Dosyada mevcut 21.12.2006 tarihli İzmit Devlet Hastanesi Sağlık Kurulu Raporunda, davacının epilepsi nedeniyle poliklinikten izlendiği, uyku düzensizliği ve uyku nöbetlerini tetiklemesi nedeniyle gece çalışmasının uygun olmadığı belirtilmiştir. 18.08...