İstihdam edilenin eylemi ile işin yapılması sırasında bedence zarara uğrayan kişinin veya ölenin ailesinin, istihdam edenden manevi tazminat isteyebilip isteyemiyeceği, isteyebilmesi halinde müstahdemin kusurunun aranıp aranmıyacağı, müstahdemin kusuru aranacaksa Borçlar Kanununun 47 nci maddesindeki hususi haller deyiminin ağır kusur anlamında uygulanıp uygulanmıyacağı, kusurun ağırlığı sözünün kapsamı, hafif kusur halinde sorumlu tutulup tutulmıyacağı konularında daire kararları arasında içtihat ihtilâfı bulunduğundan bahisle ihtilâfın içtihadı birleştirme yolu ile giderilmesi Dördüncü Hukuk Dairesi Başkanlığınca Birinci Başkanlığa gönderilen 24/4/1966 tarih ve 131 sayılı yazı ile istenilmesi üzerine, keyfiyet hukuk kısmı içtihadı birleştirme Genel Kurulunda incelenip, daire kararları arasında, istihdam edenin Borçlar Kanununun 47 nci maddesi gereğince manevi tazminatla sorumlu...
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu E.1966/7 K.1966/7 T.22.6.1966 R.Gazete No. 12360 R.G. Tarihi: 28.7.1966 İSTİHDAM EDENİN MANEVİ TAZMİNATTAN SORUMLULUĞU İSTİHDAM EDENİN BORÇLAR KANUNUNUN 47 NCİ MADDESİ GEREĞİNCE MANEVİ TAZMİNATLA SORUMLU TUTULABİLMESİ İÇİN NE KENDİSİNİN NE DE MÜSTAHDEMİN KUSURUNUN ŞART OLMAYIP, HAKİM ÖZEL HAL VE ŞARTLARI TAKDİR EDEREK MANEVİ TAZMİNATA HÜKMEDEBİLECEĞİ GİBİ, VARSA MÜSTAHDEMİN VEYA İSTİHDAM EDENİN YAHUT HER İKİSİNİN KUSURUNUN VE ÖLENİN VEYA CİSMANİ ZARARA UĞRAYANIN BİRLİKTE SEBEBİYET VERME NİSPETİNİN YAHUT MÜTERAFIK KUSURUNUN ÖZEL HAL VE ŞARTLAR İÇİNDE TAKDİR EDİLMESİ GEREKİR. İstihdam edilenin eylemi ile işin yapılması sırasında bedence zarara uğrayan kişinin veya ölenin ailesinin, istihdam edenden manevi tazminat isteyebilip isteyemiyeceği, isteyebilmesi halinde müstahdemin kusurunun aranıp aranmıyacağı, müstahdemin kusuru aranacaksa Borçlar Kanununun 47 nci maddesindeki hususi haller deyiminin ağır kusur anlamında uygulanıp uygulanmıyacağı, kusurun ağırlığı sözünün kapsamı, hafif kusur halinde sorumlu tutulup tutulmıyacağı konularında daire kararları arasında içtihat ihtilâfı bulunduğundan bahisle ihtilâfın içtihadı birleştirme yolu ile giderilmesi Dördüncü Hukuk Dairesi Başkanlığınca Birinci Başkanlığa gönderilen 24/4/1966 tarih ve 131 sayılı yazı ile istenilmesi üzerine, keyfiyet hukuk kısmı içtihadı birleştirme Genel Kurulunda incelenip, daire kararları arasında, istihdam edenin Borçlar Kanununun 47 nci maddesi gereğince manevi tazminatla sorumlu tutulabilmesi için bu hükmün uygulama şartlarında, özellikle müstahdemin ağır kusurunun aranıp aranmaması konusunda ve zarar görenin olaya birlikte sebebiyet verme nispetinin tazminat hükmedilmesine ve miktarına müessir olup olmadığı hususunda içtihat ihtilafı bulunduğu cihetle içtihadın birleştirilmesi gerektiği oybirliğiyle kabul olunduktan sonra mesele görüşülerek aşağıda gerekçesi yazılı içtihadı birleştirme kararı verilmiştir. I - Görüşmelerin başlangıcında, Borçlar Kanununun 47 nci maddesinin derpiş ettiği hallerde istihdam edenin mânevi tazminatla sorumlu tutulamıyacağı, zira Medeni Kanunun 24 üncü maddesinin 2 nci fıkrasına göre maddi veya manevi tazminat namiyle muayyen bir meblâğ dâvası ancak kanunun tâyin ettiği halde ikame olunabileceği, istihdam edenin maddi zararlardan sorumluluğunu tâyin eden Borçlar Kanununun 55 inci maddesine dayanılarak mânevi tazminat istenemiyeceği gibi, aynı kanunun 47 nci maddesinin de ancak fail hakkında uygulanabilip, istihdam edene bu madde gereğince manevi tazminat yükletilemiyeceği düşüncesi ileri sürülmüştür. Borçlar Kanununun 47 nci maddesi, haksız eylemden doğan ölüm veya cismanî zarar olaylarında, mesnedi ister kendi hareketi, isterse başkasının hareketi olsun bütün maddi sorumluluk hallerinde uygulanabilecek bir hüküm olduğu için bu düşünce, üç muhalif oya karşı büyük çoğunluk tarafından kabule değer görülmemiştir. II - Filhakika sözü geçen 47 nci madde gereğince, hâkim hususi halleri nazara alarak cisman...