Asıl ve birleşen davalar, rücuan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde ilamında belirtildiği şekilde asıl davanın kabulüne, birleşen davada ... hakkındaki davanın kabulüne, davalı ... hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum ile davalılardan ... ... İnş. A.Ş. ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Asıl ve birleşen davalar, 09.02.2008 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu vefat eden kazalının hak sahiplerine bağlanan ilk peşin sermaye değerli gelirin davalılardan rücuan tazmini istemine ilişkin olup davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 26. maddesidir. Davalıların sorumluluğu kusur sorumluluğuna dayanır...
10. Hukuk Dairesi 2021/8166 E. , 2022/3414 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :İş Mahkemesi Asıl ve birleşen davalar, rücuan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde ilamında belirtildiği şekilde asıl davanın kabulüne, birleşen davada ... hakkındaki davanın kabulüne, davalı ... hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum ile davalılardan ... ... İnş. A.Ş. ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Asıl ve birleşen davalar, 09.02.2008 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu vefat eden kazalının hak sahiplerine bağlanan ilk peşin sermaye değerli gelirin davalılardan rücuan tazmini istemine ilişkin olup davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 26. maddesidir. Davalıların sorumluluğu kusur sorumluluğuna dayanır ve kurum zararından kusur oranında müşterek müteselsil sorumludurlar. Bu durumda konuya ilişkin olarak 818 sayılı Borçlar Kanununun irdelenmesi de gerekmektedir. Söz konusu Kanunun 141 - 148. maddelerinde müteselsil borçlara yer verilmiş olup 141. maddede, alacaklıya karşı, her biri borcun tümünden sorumlu olma yükümü altına girdiklerini beyan eden birden çok borçlu arasında teselsül bulunduğu, böyle bir beyanın yokluğunda teselsülün ancak kanunun belirlediği durumlarda olacağı, 142. maddede, alacaklının, müteselsil borçluların tümünden veya birinden borcun tamamen veya kısmen ödenmesini istemekte serbest olduğu, borç tamamen ödeninceye dek borçluların tümünün sorumluluklarının devam edeceği, 145. maddede, yaptığı ödeme veya takas ile borcun tamamını veya bir kısmını sona erdirmiş olan müteselsil borçlulardan birinin, sona eren borç oranında diğer borçluları borçtan kurtarmış olacağı, 146. maddede, borcun niteliğinden aksi anlaşılmadıkça, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ödemeden birbirine eşit birer payı üzerine almak zorunda olduğu ve payından çok ödeme yapanın, fazla tutar yönünden diğer borçlulara rücu hakkının bulunduğu, 147. maddede, rücu hakkından yararlanan müteselsil borçlulardan her birinin, ödediği tutar oranında alacaklının haklarına halef olacağı bildirilmiştir. Diğer taraftan Kanunun haksız eylem yönünden müteselsil sorumluluğa ilişkin 50. maddesinde, birden çok kimseler birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri takdirde, önayak olan (kışkırtan) ile asıl gerçekleştiren ve yardımcı olanların, ayırım gözetilmeksizin müteselsilen sorumlu olacakları, hâkimin, bunların birbiri aleyhinde rücu hakları olup olmadığını takdir ve gerektiğinde bu rücunun kapsamının derecesini saptayacağı belirtilmiş, çeşitli nedenlerin birleşmesi bakımından müteselsil sorumluluğa dair 51. maddesinde, birden çok kimseler çeşitli nedenlere (haksız eylem, sözleşme, kanun) dayanarak sorumlu oldukları takdirde haklarında, birlikte bir zarara sebebiyet veren kimselere...