Hüküm : Tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyulmaması üzerine hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet Dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Sanık hakkında verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının kesinleştiği 25/03/2009 tarihi ile tedbirin gereklerine uymama nedeniyle ihlali üzerine Mahkeme tensip zaptının hazırlandığı 18/01/2011 tarihi arasında ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın kesinleştiği 08/09/2017 tarihi ile denetim süresi içerisinde hükmün açıklanmasına sebep olan suçun işlendiği 29/10/2017 tarihi arasında zamanaşımı süresinin durduğu; ... süreler 12 yıllık uzatmalı zamanaşımı süresine eklendiğinde, dava zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede, İncelemeye konu 14/09/2008 tarihli bu suç nedeniyle 19/02/2009 tarihli kararla doğrudan tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmış olan sanığın,...
10. Ceza Dairesi 2022/2113 E. , 2022/3010 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma Hüküm : Tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyulmaması üzerine hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet
Dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Sanık hakkında verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının kesinleştiği 25/03/2009 tarihi ile tedbirin gereklerine uymama nedeniyle ihlali üzerine Mahkeme tensip zaptının hazırlandığı 18/01/2011 tarihi arasında ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın kesinleştiği 08/09/2017 tarihi ile denetim süresi içerisinde hükmün açıklanmasına sebep olan suçun işlendiği 29/10/2017 tarihi arasında zamanaşımı süresinin durduğu; ... süreler 12 yıllık uzatmalı zamanaşımı süresine eklendiğinde, dava zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede, İncelemeye konu 14/09/2008 tarihli bu suç nedeniyle 19/02/2009 tarihli kararla doğrudan tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmış olan sanığın, yükümlülüklerini ihlal ettiğinin sabit görülmesi halinde hakkında, 6545 sayılı Kanun'un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7. maddenin 3. fıkrası uyarınca yargılamaya devam olunarak, suç tarihi itibarıyla, 5560 sayılı Yasa ile değişik TCK'nın 191. maddesi çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, bozma kararı sonrasında uygulanma koşulu bulunmadığı halde sanık hakkında aynı Kanun'un 85. maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun'un geçici 7. maddesinin 2. fıkrası çerçevesinde 11/04/2017 tarihinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi sanık lehine uygulama olduğundan bu husus dikkate alınarak yapılan incelemede, Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipinin doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1) Suç tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan TCK'nın 191. maddesinde sanığa isnat edilen suç için temel ceza miktarının "bir yıldan iki yıla kadar hapis cezası" olarak belirlendiği; hükümden önce yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK'nın 17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 24. maddesi ile başlığı ile birlikte yeniden düzenlenmiş olan "Basit Yargılama Usulü" başlıklı 251. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Asliye Ceza Mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir." şeklindeki düzenlemeye, 7188 sayılı Kanun'un geçici 5. maddesinin 1-d bendinde yer alan "01/01/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyal...