Taraflar arasında birleştirilerek görülen alacak ve menfi tespit davalarının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, asıl davada karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Asıl davada davacı, davalı kurum ile arasında sağlık hizmeti satın alım sözleşmesi olduğunu, bu sözleşmeye göre sağlık hizmeti verdiği bir kısım hastalarla ilgili davalı kurumun ödemesi gereken tedavi bedelinden 141,70-TL kesinti yapması gerekirken 14.344,04-TL kesinti yaptığını, 14.202,34-TL'nin fazla ve haksız yere kesildiğini ileri sürerek, kesinti bedeli olan 14.202,34-TL'nin ödenmesi gereken tarihlerden itibaren işleyecek yasal faizi ile...
3. Hukuk Dairesi 2021/8693 E. , 2022/2286 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında birleştirilerek görülen alacak ve menfi tespit davalarının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, asıl davada karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I Asıl davada davacı, davalı kurum ile arasında sağlık hizmeti satın alım sözleşmesi olduğunu, bu sözleşmeye göre sağlık hizmeti verdiği bir kısım hastalarla ilgili davalı kurumun ödemesi gereken tedavi bedelinden 141,70-TL kesinti yapması gerekirken 14.344,04-TL kesinti yaptığını, 14.202,34-TL'nin fazla ve haksız yere kesildiğini ileri sürerek, kesinti bedeli olan 14.202,34-TL'nin ödenmesi gereken tarihlerden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir. Birleşen davada davacı, davalı kurum ile arasında sağlık hizmeti satın alım sözleşmesi olduğunu, davalı kurum tarafından 2013 yılı Ekim ayı faturalandırma dönemine ait alacağından toplam 69.428,82-TL kesinti uygulanacağının bildirildiğini, ancak bu işlemin haksız olduğunu ileri sürerek, işlemin haksız olduğunun tespitini ve iptalini istemiştir. Davalı, kesintilerin yerinde olduğunu savunarak, asıl ve birleşen davanın reddini dilemiştir. Mahkemece 05/07/2018 tarihinde, asıl davanın kabulüne, 14.202,34-TL kesinti bedelinin 03/05/2013 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine; birleşen davanın kabulüne, davalı Adana Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünce tesis edilen 2013 Ekim faturalandırma dönemine ait toplam 69.428,82-TL'lik kesinti işleminin iptaline dair verilen karar, davalının temyizi üzerine Dairemizce verilen 04/06/2020 tarihli ve 2020/1100 E. 2020/2713 K. sayılı kararla "1-Asıl dava yönünden; Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına, 2-Birleşen dava yönünden; A-... Somut uyuşmazlıkta ise mahkemece alınan bilirkişi raporunda sadece asıl dava yönünden inceleme yapılmış, birleşen davaya ilişkin bir rapor alınmamıştır. Oysa birleşen davada; davacının sunduğu hizmetlerin bedelinden davalının haksız kesinti yaptığı iddiası ancak bilimsel ve teknik inceleme ile çözüme ulaştırılabilecek bir konudur... O halde mahkemece yapılması gereken; taraflara kayıtlarını sunmak için imkan verilmesine müteakip, birleşen dava yönünden de konusunda uzman doktor, hukukçu ve Sayıştay denetçisi bilirkişilerden teşekkül eden 3 kişilik bilirkişi heyetinden, her bir hasta bakımından ayrı ayrı değerlendirme yapılmak suretiyle, davalı kurumun davacı hakkında tesis etmiş olduğu işlemin hukuka uygun o...