Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 12.07.2018 tarih ve 2014/550 E. - 2018/782 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nce verilen 22.11.2019 tarih ve 2018/3313 E. - 2019/2560 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 15.03.2022 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ...ile davalılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin...
11. Hukuk Dairesi 2020/5293 E. , 2022/1976 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 12.07.2018 tarih ve 2014/550 E. - 2018/782 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nce verilen 22.11.2019 tarih ve 2018/3313 E. - 2019/2560 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 15.03.2022 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ...ile davalılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin kız kardeşinin eşi olan davalının 855.000.- USD bedelli bonodan alacaklı olduğu iddiasıyla müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını, İcra Hukuk Mahkemesine imza inkarı ve diğer sebeplerle takibin iptali talebiyle yaptıkları başvurunun reddedildiğini, anılan senedin kambiyo senedi vasfı taşımadığını, senet üzerindeki ismin müvekkilince yazılmadığını, imzanın müvekkiline ait olmadığını, bu hususların Adli Tıp Kurumunun raporlarında belirtildiğini, müvekkilinin boş bir kağıda attığı imzanın üzerinin bilgisayarla doldurulmuş olabileceğini, sabıka kaydından da anlaşılacağı üzere davalının geçimini ağır ekonomik suçlardan elde ettiğini, işi ve malvarlığı olmayan birinin müvekkiline 855.000 USD vermesinin akıl ve mantıkla bağdaşmadığını, bu kadar yüksek bir miktarın elden verilmesinin hayatın olağan akışına aykırılık taşıdığını, taraflar arasında hiçbir ticari ilişkinin bulunmadığını, senet üzerinde nakten ahzolunduğu ibaresi varken davalının soruşturmada senet metnini tadil ettiğini, ispat yükünün davalı üzerinde bulunduğunu ileri sürerek İstanbul 28. İcra Müdürlüğünün 2012/12191 Esas sayılı dosyası ile yapılan takibin iptalini, müvekkilinin anılan icra dosyası ve senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitini, ödenen bedellerin istirdadını, kötüniyet tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, nakten kaydı içeren, TTKdaki tüm şartları taşıyan kambiyo senedinin bedelinin ödendiğinin davacı tarafından ispatlanması gerektiğini, İstanbul 12. İcra Hukuk Mahkemesi kararı ile senedin kambiyo senedi ve imzanın da davacıya ait olduğunun belirlendiğini, kambiyo senetlerinin sebepten mücerret olduğunu, dava dilekçesindeki iddiaların soyut ve farazi olmaktan öteye gidemediğini savunarak davanın reddini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, belgenin bononun geçerli unsurlarını ihtiva ettiği, ibraz edilen teknik bilirkişi raporlarından takibe konu bonodaki i...