Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2021/3189 · K. 2022/1455
Yargıtay6. Hukuk Dairesi

E. 2021/3189 K. 2022/1455

E. 2021/3189K. 2022/145516 Mart 2022
manevi tazminattazminatbozma kararıticari faaliyet
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik verilen hüküm süresi içinde taraflar vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında düzenlenen sözleşme ... ve ... Köyleri içme suyu işi ile ... Köyü depo yapımı işini üstlendiğini, işin 2007 yılı içinde bitirilmesine rağmen davalı tarafça teslim alınmadığını ve 26/06/2009 tarihinde sözleşmenin feshedildiğinin bildirildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL iş bedelinin avans faizi ile birlikte ve 25.000,00 TL manevi tazminatın sözleşmenin fesih tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; dava konusu işin süresinde...

Karar Metni

6. Hukuk Dairesi 2021/3189 E. , 2022/1455 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik verilen hüküm süresi içinde taraflar vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında düzenlenen sözleşme ... ve ... Köyleri içme suyu işi ile ... Köyü depo yapımı işini üstlendiğini, işin 2007 yılı içinde bitirilmesine rağmen davalı tarafça teslim alınmadığını ve 26/06/2009 tarihinde sözleşmenin feshedildiğinin bildirildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL iş bedelinin avans faizi ile birlikte ve 25.000,00 TL manevi tazminatın sözleşmenin fesih tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; dava konusu işin süresinde tamamlanmadığını, bu nedenle sözleşmenin feshedildiğini, davacının herhangi bir alacağının bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne, 10.000,00 TL'nin 21/12/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir. Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir. 2-Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince, davada 10.000,00 TL iş bedeli alacağı için avans faizi talep edilmesine rağmen mahkemece iş bedeli alacağının davalıdan yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir. Somut olayda; uyuşmazlık konusu olan imâl ve inşa işi tarafların ticari faaliyetleri ile ilgili olduğundan, TTK'nın 19. maddesi gereğince ticari iştir. Aynı maddenin ikinci fıkrası gereğince taraflardan birisi için ticari iş niteliğinde olan hususlar kanunda aksine hüküm bulunmadıkça diğeri içinde ticari iş sayılır. 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 2/II. maddesi gereğince, davacı yüklenici avans faizi talep edebileceğinden ve bu davada da avans faizi istenildiğinden mahkemece yasal faize karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu nedenle kararın bozulması gerekir ise de; yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanması gereken mülga 1086 sayılı HUMK'nın 438/VII. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur. SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan ne...

Benzer Kararlar

Yargıtay6. Hukuk Dairesi

E. 2021/4597 · K. 2022/4265

21 Eylül 2022

Yargıtay6. Hukuk Dairesi

E. 2021/3464 · K. 2022/1025

24 Şubat 2022

Yargıtay6. Hukuk Dairesi

E. 2021/3577 · K. 2022/2295

20 Nisan 2022

Yargıtay6. Hukuk Dairesi

E. 2021/4838 · K. 2022/2707

13 Mayıs 2022

Yargıtay6. Hukuk Dairesi

E. 2021/5145 · K. 2022/3548

22 Haziran 2022

Yargıtay6. Hukuk Dairesi

E. 2021/4540 · K. 2022/3358

15 Haziran 2022