Taraflar arasındaki karşılıklı görülen tazminat ve alacak davalarının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda; asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde, taraflarca temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; 01/03/2008 başlangıç, 30/06/2010 bitiş tarihli kira sözleşmesi ile üç kattan oluşan binanın pansiyon olarak kullanılması amacıyla davalıya kiraya verildiğini, kiralananın sözleşme sonunda 16/08/2010 tarihinde tahliye edildikten sonra 18/08/2010 tarihinde yaptırılan tespite göre, kiralananda hor kullanma nedeniyle 6.743 TL zarar oluştuğunun belirlendiğini ileri sürerek, uğradığı zararın davalı tarafından tazminine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı; davacı tarafından yaptırılan tespiti kabul etmediğini,...
3. Hukuk Dairesi 2022/976 E. , 2022/2361 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki karşılıklı görülen tazminat ve alacak davalarının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda; asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde, taraflarca temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; 01/03/2008 başlangıç, 30/06/2010 bitiş tarihli kira sözleşmesi ile üç kattan oluşan binanın pansiyon olarak kullanılması amacıyla davalıya kiraya verildiğini, kiralananın sözleşme sonunda 16/08/2010 tarihinde tahliye edildikten sonra 18/08/2010 tarihinde yaptırılan tespite göre, kiralananda hor kullanma nedeniyle 6.743 TL zarar oluştuğunun belirlendiğini ileri sürerek, uğradığı zararın davalı tarafından tazminine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı; davacı tarafından yaptırılan tespiti kabul etmediğini, kiralanana faydalı imalatlar yaptığını savunarak, davanın reddini istemiş, karşı davasında ise fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, kiralanana yaptığı imalatlar ve bu nedenle idareye ödediği bedeller nedeniyle şimdilik 5.000TLnin davalıdan tahsilini istemiş, bozma kararından sonra dava değerini 22.317,58TL'ye artırmıştır. Mahkemece, davalının faydalı giderlere ilişkin talebi yönünden ayrı bir dava açması gerektiği gerekçesiyle, asıl davanın kabulü ile 6,743TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, dair verilen karar, davalı tarafın temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 6. Hukuk Dairesinin 19/11/2015 tarihli ve 2014/14098 Esas 2015/10117 Karar sayılı kararıyla; "Davalının karşı dava yoluyla kiralanana iyileştirmeler yaptığını belirterek istemde bulunduğu anlaşıldığına göre, davalıya, karşı dava dilekçesini harçlandırılması için uygun bir süre verilip her iki istem birlikte değerlendirildikten sonra oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekir. " gerekçesiyle bozulmuştur. Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda mahkemece; asıl davada taşınmazda oluşan hor kullanma bedeli 6.743TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline; karşı davada, kira sözleşmesinin 10. maddesinde yer alan düzenleme ve TBK'nın 321. maddesi uyarınca davanın reddine karar verilmiş; karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. 1) Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; taraf vekillerinin asıl ve karşı davaya yönelik sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BKnın 256. maddesi hükmü uyarınca, kiracı kiralananı tam bir özenle kullanmak ve aynı Kanunun 266. maddesi gereğince kiralananı sözleşme sonunda aldığı hali ile kiraya verene teslim etmekle yükümlüdür. Ancak kiracı sözleşmeye uygun kullanma dolayısıyla oluşan eskime ve bozulmalardan sorumlu olmayıp, münhasıran kötü kull...