Taraflar arasında karşılıklı olarak görülen alacak davalarının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda; asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; davalı ile 02/01/2006 tarihli sözleşme ile adi ortaklık kurduğunu, ortaklık amacını gerçekleştirmek için 90.000 TL bedelli malzeme alındığını, ... AVM'den 2 dükkan kiraladığını, ortaklık başladıktan sonra dükkanlardan biri zarar edince 3. kişiye devredildiğini, 40.000 TL devir bedeli ile ortaklığa ilişkin borçların temizlendiğini, anlaşmaya göre kar eden işletmenin ise daha rahat koşullarda devredileceği ve elde edilen kârın paylaşımı ve tasfiye yapılacağının kararlaştırıldığını, ancak davalının...
3. Hukuk Dairesi 2022/4774 E. , 2022/7695 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında karşılıklı olarak görülen alacak davalarının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda; asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı; davalı ile 02/01/2006 tarihli sözleşme ile adi ortaklık kurduğunu, ortaklık amacını gerçekleştirmek için 90.000 TL bedelli malzeme alındığını, ... AVM'den 2 dükkan kiraladığını, ortaklık başladıktan sonra dükkanlardan biri zarar edince 3. kişiye devredildiğini, 40.000 TL devir bedeli ile ortaklığa ilişkin borçların temizlendiğini, anlaşmaya göre kar eden işletmenin ise daha rahat koşullarda devredileceği ve elde edilen kârın paylaşımı ve tasfiye yapılacağının kararlaştırıldığını, ancak davalının kâr eden işletmeye haksız ve hukuka aykırı el koyduğunu ileri sürerek, 5.000 TL adi ortaklık tasfiye payı alacağı (ıslah ile 17.500 TL) ile 1.000 TL (ıslah ile 3,442 TL) mahrum kalınan tasfiye payına isabet edecek kâr payı (kazanç kaybının) davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı; davacı ile adi ortaklık kurarak bir süre birlikte çalıştıklarını, zarar eden işyerinin devredildiğini, gelen parayla buranın zararının karşılandığını, bunun üzerine davacının diğer işyerindeki hakkından vazgeçip davalının işletmesine muvafakat ettiğini, bu işletmenin de zarar etmesi üzerine burayı 2007 sonunda devredip kapattığını, devri öğrenen davacının haksız alacak talebinde bulunduğunu, sermaye koymadığını, harcamaları kendisinin ve babasının yaptığını savunarak, davanın reddini istemiş; karşı davasında ise, 4.500 TL şahsi harcamanın tahsilini talep etmiştir. Mahkemece; davanın kısmen kabulüne, 3.442,50 TL kar payı ile 12.795 TL tasfiye payı alacağının faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karşı davanın ise reddine dair verilen karar, tarafların temyizi üzerine, Dairemizin 25/12/2014 tarihli ve 2014/7626 E.-2014/17291 K. sayılı ilamıyla; "..mahkemece verilen kararda HMK 297.md. aykırı davranılarak kararın gerekçesiz olarak yazılması ve ayrıca hükmün gerekçesinde ortaklık payı alacağının 17.500 TL olduğu belirtildiği halde, hüküm kısmında 12.795 TL tasfiye payı alacağının tahsiline hükmedilmek suretiyle gerekçe ile hüküm kısmında çelişki yaratılması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir. Ayrıca, ıslah edilen miktar ile ilgili daha evvel temerrüt oluşmadığından, ıslah tarihinden itibaren faize karar verilmesi gerekirken, alacağın tamamının dava tarihinden itibaren faiziyle tahsiline hükmedilmesi de doğru görülmemiştir. Bunun dışında; taraflar arasında adi ortaklık ilişkisi bulunduğu hususu ihtilafsız olup, davacı bu dava ile tasfiye payı alacağı ve kâr payını talep etmektedir, bu istek adi ortaklığın fesih ve tasfiye isteğini de kapsar. Buna gö...