"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Kullanım Şerhine İtiraza İlişkin Taraflar arasında ... Kadastro Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup, davacı vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş, temyiz dilekçesi Bölge Adliye Mahkemesi tarafından ek kararla ret edilmiş, bu kez bu ek karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R ... İli ... İlçesi ... Mahallesi 1736 ada 1 parsel sayılı, 921,72 m² yüz ölçümündeki taşınmaz, 3303 sayılı Kanunu'nun ek-1. maddesi kapsamında yapılan kadastro çalışmaları sırasında beyanlar hanesine, ''3303 sayılı Yasa'nın 3. maddesi gereğince İdarenin ve...
8. Hukuk Dairesi 2021/4049 E. , 2022/2453 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Kullanım Şerhine İtiraza İlişkin Taraflar arasında ... Kadastro Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup, davacı vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş, temyiz dilekçesi Bölge Adliye Mahkemesi tarafından ek kararla ret edilmiş, bu kez bu ek karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R ... İli ... İlçesi ... Mahallesi 1736 ada 1 parsel sayılı, 921,72 m² yüz ölçümündeki taşınmaz, 3303 sayılı Kanunu'nun ek-1. maddesi kapsamında yapılan kadastro çalışmaları sırasında beyanlar hanesine, ''3303 sayılı Yasa'nın 3. maddesi gereğince İdarenin ve ruhsat sahiplerinin maden arama ve işletme faaliyetlerine müdahale edilemeyeceği ve bundan doğacak zararlarda mülkiyet hakkına dayanılarak bir hak ve tazminat iddiasında bulunulamayacağı, kamu yararı ve ülke güvenliği açısından yabancı uyruklu gerçek kişiler ile kendi ülkelerinin kanunlarına göre kurulan tüzel kişiliğe sahip yabancı şirketlerince iktisap ve sınırlı ayni hak tesis edilemeyeceği ve taşınmazın 14.11.1999 tarihinden evvel olmak üzere 14.11.1999 tarihinden evvel olmak üzere ... oğlu ...'in kullanımında olduğu'' şerhi verilerek, bahçe niteliğinde Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı Hazine vekili , 3303 sayılı Kanun kapsamında yapılan kadastro çalışmaları sırasında davalı adına kullanıcı tespiti yapılarak Hazine adına bahçe niteliği ile tespit edilen taşınmazdaki 621,72 m²'si üzerindeki hak sahipliğine ilişkin kadastro tespitinin iptaline iptali istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine, çekişmeli taşınmazın üzerindeki ölü ... adına olan şerh kaldırılarak mirasçıları adına veraset ilamındaki payları oranında şerh verilerek, sair şerhler aynen korunarak tapuya tesciline karar verilmiş; hükmün davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, davacının istinaf talebinin esastan reddedilmiş, bu karar, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle, Bölge Adliye Mahkemesince ek kararla temyiz talebinin miktar itibariyle kesin olduğu gerekçesiyle reddine karar verilmiş ve ek karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. Anayasa'nın 36. maddesinin 1. fıkrası uyarınca herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Mahkemeye erişim hakkı, Anayasanın 36. maddesinde güvence altına alınan hak arama özgürlüğünün bir unsurudur. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde de herkesin kişisel hak ve yükümlülükleriyle ilgili her türlü iddiasını Mahkeme önüne getirme hakkı güvence altına alınmıştır. Buna göre, Mahkeme kararlarına...