Sanığın yokluğunda verilen kararın, sanığın son bilinen adresine MERNİS şerhi bulunmaksızın tebliğe çıkarılması gerektiği gözetilmeden, sanığın MERNİS adresine MERNİS şerhi yazılarak çıkarılan gerekçeli karar tebligatının 22/02/2016 tarihinde sanığın yakınına tebliği işleminin geçersiz olması nedeniyle, temyiz isteminin reddine ilişkin 03/06/2016 tarihli ek kararın kaldırılarak; sanığın öğrenme üzerine sunduğu 16/05/2016 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Sanığın olay sırasında müstakil imam odasına izinsiz girmesi nedeniyle iş yeri dokunulmazlığını ihlal suçundan zaman aşımı süresi içerisinde işlem yapılması olanaklı kabul edilmiştir. I- Sanık hakkında ibadethanelere zarar verme suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde; 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015...
2. Ceza Dairesi 2022/1873 E. , 2022/5456 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, ibadethanelere zarar verme HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanığın yokluğunda verilen kararın, sanığın son bilinen adresine MERNİS şerhi bulunmaksızın tebliğe çıkarılması gerektiği gözetilmeden, sanığın MERNİS adresine MERNİS şerhi yazılarak çıkarılan gerekçeli karar tebligatının 22/02/2016 tarihinde sanığın yakınına tebliği işleminin geçersiz olması nedeniyle, temyiz isteminin reddine ilişkin 03/06/2016 tarihli ek kararın kaldırılarak; sanığın öğrenme üzerine sunduğu 16/05/2016 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Sanığın olay sırasında müstakil imam odasına izinsiz girmesi nedeniyle iş yeri dokunulmazlığını ihlal suçundan zaman aşımı süresi içerisinde işlem yapılması olanaklı kabul edilmiştir. I- Sanık hakkında ibadethanelere zarar verme suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde; 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15/04/2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 10. maddesi ile TCKnın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanığın adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan Şarkışla Asliye Ceza Mahkemesinin 07/02/2013 tarihli, 2012/77 Esas, 2013/57 Karar sayılı ilamıyla sanık hakkında hırsızlık suçundan hükmedilen 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezasına dair mahkumiyet hükmünün dosya içerisindeki adli sicil kaydına göre kesinleşme tarihi 15/03/2013 olmakla birlikte UYAPtan yapılan incelemede, söz konusu mahkeme kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 02/06/2016 tarihli ve 2015/7389 Esas, 2016/10372 Karar sayılı ilamıyla hırsızlık suçu yönünden bozulmasına karar verildiği ve buna göre bahse konu ilamın temyize konu suç tarihi itibariyle kesinleşmediğinin anlaşılması karşısında, anılan mahkeme kararı nedeniyle sanığın mükerrir sayılamayacağı, ancak, sanığın adli sicil kaydında bulunan nitelikli hırsızlık suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezasını içeren ve 21/03/2012 tarihinde kesinleşen Bilecik Asliye Ceza Mahkemesinin 14/02/2012 tarihli ve 2011/141 Esas, 2012/44 Karar sayılı ilamının tekerrüre esas alınmasında zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasından sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkarılmasına ve yerine ''Bilecik Asliye Ceza Mahkemesini...