"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi 1. Taraflar arasındaki "şikâyet" isteminden dolayı yapılan inceleme sonunda, Ankara 11. İcra (Hukuk) Mahkemesince verilen şikâyetin reddine ilişkin karar, borçlu vekilinin istinaf başvurusu üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi tarafından kaldırılarak şikâyetin kabulüne karar verilmiş, alacaklı vekili tarafından temyiz edilen karar Yargıtay 12. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Bölge Adliye Mahkemesince Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: I. İNCELEME SÜRECİ Borçlu İstemi: 4. Borçlu vekili; müvekkili şirket aleyhine başlatılan ilamlı takibe dayanak ilamın Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 22.06.2016 tarihli ve 2015/9114 E.,...
Hukuk Genel Kurulu 2018/1000 E. , 2022/373 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi
1. Taraflar arasındaki "şikâyet" isteminden dolayı yapılan inceleme sonunda, Ankara 11. İcra (Hukuk) Mahkemesince verilen şikâyetin reddine ilişkin karar, borçlu vekilinin istinaf başvurusu üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi tarafından kaldırılarak şikâyetin kabulüne karar verilmiş, alacaklı vekili tarafından temyiz edilen karar Yargıtay 12. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Bölge Adliye Mahkemesince Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
I. İNCELEME SÜRECİ Borçlu İstemi: 4. Borçlu vekili; müvekkili şirket aleyhine başlatılan ilamlı takibe dayanak ilamın Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 22.06.2016 tarihli ve 2015/9114 E., 2016/6883 K. sayılı kararı ile müvekkili şirket lehine bozulduğunu, bozma ilamının davacı (takip alacaklısı) vekiline 22.07.2016 tarihinde tebliğ edildiğini, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun (İİK) 40. maddesinin 1. fıkrası gereğince bozma kararı uyarınca takibin olduğu yerde durması gerektiğini, ancak alacaklının ilamın bozulmasından sonra haciz talebinde bulunduğunu ve müvekkilinin taşınmazlarına haciz şerhi konulduğunu, ilamın bozulması sebebiyle icra takibinin durdurulmasının ve bozma sonrasında yapılan icra işlemlerinin iptalinin gerektiğini ileri sürerek icra takibinin durdurulmasına ve bozma kararı sonrası yapılan icra işlemlerinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Alacaklı Cevabı: 5. Alacaklı vekili; borçlunun tehiri icra kararı almadığını, ilamlı takibin kesinleşmesi üzerine 13.06.2016 tarihinde haciz talebinde bulunduklarını, dayanak ilamın temyiz incelemesi sonucu bozulduğunu, şikâyet konusu yapılan işlemin ise bozma kararının tebliğinden önce 13.06.2016 tarihinde yapıldığını, haciz talebi üzerine Nevşehir Tapu Müdürlüğünün 11.07.2016 tarihli cevabi yazısının dosyaya geldiğini ve belirtilen eksikliğin giderilerek tapu müdürlüğüne (09.11.2016 tarihli) yeni müzekkere gönderildiğini, yani (09.12.2016 tarihli haciz şerhinin) yeni bir haciz işlemi olmayıp, 13.06.2016 tarihinde talep edilen icrai işlemin devamı niteliğinde olduğunu, Yargıtayın bozma kararının bozma öncesi yapılan icra işlemlerine etkisinin bulunmadığını, haczin kaldırılmasının da mümkün olmadığını, takibe dayanak ilamın bozulmasından sonra kesinleşmiş bir karar bulunmadığından borçlunun bu aşamada sadece takibin durdurulmasını isteyebileceğini, eski hâle getirme ile haczin kaldırılmasını isteyemeyeceğini, İİKnın 40. maddesi gereğince haczin baki kalmak kaydıyla takibin durdurulabileceğini belirterek şikâyetin reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi Kararı: 6. Ankara 11. İcra (Hukuk) Mahkemesinin 06.02.2017 tarihli ve 2016/1188 E., 2017/51 K. sayılı kararı ile; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, borçlunun (icra mahkem...