Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2022/3135 · K. 2022/4404
Yargıtay10. Hukuk Dairesi

E. 2022/3135 K. 2022/4404

E. 2022/3135K. 2022/440428 Mart 2022
iş kazasıaskı süresiadli yargısomut gerekçetazminatyargılamanın yenilenmesikazanılmış hak
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Mahkemece, bozmaya uyularak ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün davacı Kurum vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. İnceleme konusu davada; 15.02.2009 tarihinde geçirdiği iş kazasında vefat eden sigortalının hak sahiplerine ödenen peşin sermaye değerli gelir ve tedavi giderinin tahsilinin talep edildiği, dosyada alınan 14.06.2019 tarihli kusur raporunda davalı asıl işveren ......Ltd.Şti. %60 ( bu kusurun %5'i ...'ne), davalı alt işveren ... Gemi...Ltd.Şti. %40 ( bu kusurun %5'i ...'a ait ) oranında kusurlu, sigortalı ve ...'in kusursuz bulunduğu, ceza davasında ...'in beraatine, ...'nün adli para cezasıyla cezalandırılmasına,...

Karar Metni

10. Hukuk Dairesi 2022/3135 E. , 2022/4404 K.

"İçtihat Metni"Mahkemesi :İş Mahkemesi

Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, bozmaya uyularak ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün davacı Kurum vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. İnceleme konusu davada; 15.02.2009 tarihinde geçirdiği iş kazasında vefat eden sigortalının hak sahiplerine ödenen peşin sermaye değerli gelir ve tedavi giderinin tahsilinin talep edildiği, dosyada alınan 14.06.2019 tarihli kusur raporunda davalı asıl işveren ......Ltd.Şti. %60 ( bu kusurun %5'i ...'ne), davalı alt işveren ... Gemi...Ltd.Şti. %40 ( bu kusurun %5'i ...'a ait ) oranında kusurlu, sigortalı ve ...'in kusursuz bulunduğu, ceza davasında ...'in beraatine, ...'nün adli para cezasıyla cezalandırılmasına, ...'ın hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, mahkemece 5510 sayılı Yasanın 23. madde koşullarının oluştuğu kabul edilerek karar verildiği anlaşılmaktadır. Somut dosyada; 5510 sayılı Yasanın 23. maddenin varlığına dair kabul isabetli ise de; Davalı ... hakkında ceza davasında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği halde, ceza dosyasında kusurlu bulunduğu gerekçesiyle adı geçen davalıya kusur izafe edilmesi yerinde değildir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 01.02.2012 gün, 2011/639 Esas ve 2012/30 Karar sayılı ilamında ayrıntıları açıklandığı üzere; Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, aynen seçenek yaptırıma çevirme, erteleme kurumlarında olduğu gibi hükmün ve cezanın bireyselleştirilmesi kurumlarından birisidir. Özellikle ilk defa suç işleyen kimselerin hemen cezalandırılmasını ceza adaleti ile güdülen amaca uygun görmeyen Kanun koyucu, verilecek cezanın bireyselleştirilmesinde olduğu gibi kurulan hükmün açıklanıp açıklanmayacağı konusunda da hâkime takdir yetkisi vermeyi uygun görmüştür. Böylece hâkimin yetkisi arttırılarak, bir şansa daha ihtiyacı olan sanıkların hâkim tarafından durumlarının bir daha değerlendirilmesi imkânı getirilmiştir. Sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade eden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu, doğurduğu sonuçlar itibariyle karma bir özelliğe sahiptir. 5271 sayılı Kanunun 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, hukuki nitelikçe durma kararı niteliğinde değildir. Bu karar koşullu bir düşme kararı niteliğinde olup, anılan maddede yasa yolu da açıkça itiraz olarak öngörülmüştür. Koşulların gerçekleşmesi halinde 5271 sayılı Kanunun 223. maddesinde belirtilen düşme kararı verileceğinden, ancak bu aşamada yani düşme kararı verildiğinde, hükümlere ilişkin yasa yolu olan, temyiz yasa yoluna başvurulabileceği kabul edilmiştir. Yargılama sistemimiz...

Benzer Kararlar

Yargıtay10. Hukuk Dairesi

E. 2022/9846 · K. 2022/11462

28 Eylül 2022

Yargıtay10. Hukuk Dairesi

E. 2022/10222 · K. 2022/11306

27 Eylül 2022

Yargıtay10. Hukuk Dairesi

E. 2022/5367 · K. 2022/8299

1 Haziran 2022

Yargıtay10. Hukuk Dairesi

E. 2022/7825 · K. 2022/10489

14 Eylül 2022

Yargıtay10. Hukuk Dairesi

E. 2022/6271 · K. 2022/9125

15 Haziran 2022

Yargıtay10. Hukuk Dairesi

E. 2022/1530 · K. 2022/4065

22 Mart 2022